Kayserili Basil ya da Büyük Basil (Grekçe: Ἅγιος Βασίλειος ὁ Μέγας Ágios Basíleios o Mégas, Pontus, d. y. 329 - Kappadokia, Kaisareia, ö. 1 Ocak 379), Ariusçulara karşı Kilise'nin resmî öğretilerini savunmasıyla öne çıkan Kilise Babası'dır. Kaisareia (günümüzdeki Kayseri) piskoposu ve Kapadokya metropoliti olmuş ve birçok kitap yazmıştır.
1568'de Papa V. Piusca Kilise Doktoru olarak tanınmıştır. Katolik Kilisesi yortu günü 2 Ocak, Ortodoks Kilisesi yortu günü 1 Ocak'tır.

Çocukluğu ve Eğitimi

Basil Kayseri'de güç sahibi bir çevreye ait zengin retorikçi ve avukatlardan oluşan Hristiyan bir ailede doğmuştur. Basil'in diğer iki kardeşi Nissalı Gregorius ve Samaryalı Petrus da onun gibi episkopos olmuşlardır. Kız kardeşi Macrine ve annesi Emmelie dul kaldıktan sonra rahibe olmuşlardır.
Babası Basil'e retorik eğitimi vermiştir. Ölümünden sonra Basil, önce Kapadokya'daki Kayseri'de, ardından Konstantinopolis'te daha sonra da 6 yıl boyunca Atina'da eğitim almış, bu süreçte çağının bir başka büyük teoloğu olan Nazianzuslu Gregorius ile arkadaşlık kurmuştur. Ünlü sınıf arkadaşları arasında daha sonra imparator olacak Julianus da vardır.

Manastır Hayatı

355 yılında, 26 yaşındayken Atina'dan ayrılmıştır. Kayseri'de retorik dersleri vermeye başlamış ve 356 yılına kadar avukatlık yapmıştır. Annesiyle birlikte Pontus'ta münzevi hayatı yaşamakta olan kız kardeşi Macrine istifa etmesi ve vaftiz olması konusunda onu yüreklendirmişlerdir. Ardından o da münzevi hayata yönelmiştir. Senobitikleri (manastır hayatı yaşayan bir grup) ve Anahoretikleri (Eremitik/Münzevi) keşfetmek ve öğrenmek amacı ile Suriye, Filistin ve Mısır'a yolculuk etmiştir. Bu yolculuğu iki yıl sürmüştür.
358 yılında yolculuğundan döndüğünde Iris nehri (Yeşilırmak) kıyılarında inzivaya çekilmiştir. Orada manastır hayatı için bir kural geliştirmiştir (Aziz Basil Kuralı). Bu kuralda keşişlerin hem çalışmaya hem de duaya ihtiyaçları üzerinde durmuş ama aynı zamanda itaat ve hayırseverliğin önemini de vurgulamıştır. Manastır hayatının geleceğinde onun komünite hayatına verdiği önem ve yalnızlığın tehlikesi uyarısı merkezde olmuştur.