Şule Yüksel Şenler veya doğum adıyla Yüksel Şenler (29 Mayıs 1938, Kayseri - 28 Ağustos 2019, İstanbul), Türk yazar ve gazeteci. Türkiye'de yükselişe geçen İslamcılığın kadın aktörlerinden biri ve başlatıcısı olduğu savunulmuştur. Anadolu'da yüzyıllardır yaygın olan geleneksel "başörtüsü"nün yerine "türban"ı tasarladı ve yaygınlaştırdı.
Yüksel Şenler birçok ilkin de sahibidir. Türkiye'de başı örtülü ilk gazeteci, başörtüsü ile mahkemeye çıkan ilk mahkûm ve İslami kimliği ile camilerin dışında seminer ve konferans salonları gibi kamusal alanlarda hitap eden ilk konuşmacı oldu. Ayrıca, üniversitelerde başörtüsünün ilk kez tartışma konusu olması kendisinin çalışma ve faaliyetlerinin bir sonucudur.
İlk yılları
Aslen Kıbrıs Türkü olan ailesi, 1930'lu yılların başında Kıbrıs'tan Kayseri'ye göç etti. Yüksel Şenler, 29 Mayıs 1938 tarihinde Kayseri'de doğdu. Babasının memuriyeti nedeniyle Anadolu'nun birçok şehrini dolaştı. Anne ve babasının evde balolar organize ettiği oldukça seküler bir ailede yetişti. Şenler, TRT Avaz'daki bir programda aile yapısını şöyle tanımladı: "Modern bir aile yapısı… Annem makyajlı, şapkalı, manikürlü, pedikürlü, modern bir hanım. Babam modern zihniyetli birisi; ama mazbut görüşlü bir insandır. Zamanın icabı olan her şey yerine getiriliyor; balolar, çaylar, o zaman için makbul olan eğlenceler… Bunların hepsine iştirak ediyorduk."
Altı yaşındayken ailesiyle birlikte İstanbul'a göç etti. Koca Ragıp Paşa İlkokuluna devam ederken ailesinin maddi durumu bozuldu. Annesinin kalp krizi geçirip rahatsızlanması üzerine Kız Eğitim Enstitüsü Ortaokulu ikinci sınıfta bırakmak zorunda kaldı. Ermeni bir terzinin yanında çalışmaya başladı. Şenler'in bu deneyimi, onun ileride kendi başörtüsü modelini tasarlamasına teşvik etti. Gençliğinde çok okuyan, iyi derecede dikiş-nakış bilen, resim ve müzik gibi sanat dalları ile meşgul olan birisi oldu.
Asıl adı Yüksel olan Şenler, yazılarında isminin önüne Şule'yi ekleyerek erkek olmadığını vurgulamak istedi. Böylece yazı hayatında Şule Yüksel adıyla tanındı.
Kariyeri
Yazarlık kariyerine henüz 14 yaşındayken Yelpaze dergisinde hikaye yazarak başladı. 21 yaşında gazeteciliğe adım attı ve ilk köşe yazılarını Kadın gazetesinde "Duyuşlar" adı altında kaleme aldı. Ağabeyi Özer Şenler'in Risale-i Nur okumasını tavsiye ettiği Şenler'in örtünme ve namaz kılmaya yönelimi başlamış oldu. Necip Fazıl Kısakürek ve Nurettin Topçu gibi isimleri tanımaya başladıktan sonra İslamiyet'e ilgi ve merakı daha da arttı. Şenler, 1965'te görüntüsüyle düşüncelerinin uymamaya başladığını düşünerek tesettüre girdi. Daha sonra Mehmet Şevket Eygi'nin çıkardığı Yeni İstiklal gazetesinde yazmaya başladı. 1950'li yıllarda Kıbrıs mitinglerine katıldı ve Kıbrıs Sorunu'na karşı büyük bir hassasiyet gösterdi.
Yeni İstiklal gazetesindeki yazıları nedeniyle hakkında davalar açıldı. Türk Kadınlar Birliği'nin şikayeti üzerine hakkında laikliğe aykırılıktan suç duyurusunda bulunuldu. Şenler, başörtüsü konusunun eğitimli Müslüman kadının hayatına girmesine öncülük eden isimlerden birisi oldu Anadolu'yu dolaşarak verdiği konferanslarla tartışmaların odağı haline geldi. Kendisinden etkilenen genç kızların başlarını benzer biçimde örtmesi ile bu tartışmalar daha da alevlendi. Şule Şenler'in örtünmesinden esinlenen kadınların sayısı artarken bu örtünme modasına "Şulebaşı" adı verildi. 1960'larda yayın hayatına başlayan Bugün gazetesinin yazar kadrosuna dahil edildi. Ağabeyi ile birlikte çıkardığı ve başyazar olduğu Seher Vakti dergisinde modern başörtüsü ve pardösü modelleri çizimleri yaptı. Bu çizim modelleri birçok kesim tarafından beğenildi ve üniversitede okuyan örtülü kızlar bu şekilde eğitim isteklerini beyan ettiler. Şenler, 27 Mayıs 1960 Darbesi'nden sonra kurulan Adalet Partisi'ne katılarak 1962'de Bakırköy Gençlik Kolları ve Edebiyat ve Kültür Kolu başkanlığı görevlerini yürüttü. Bunun yanı sıra 1978 yılında İdealist Hanımlar Derneği başkanlığı görevinde bulundu.
Hür Söz, Yeni İstiklal, Babıalide Sabah gazetelerinde kadın sayfaları hazırladı. Bugün gazetesinde 1967'den 1971 yılına kadar köşe yazarlığı yaptı. 1980'den sonra Zaman ve Millî Gazete'de yazmaya devam etti. Huzur Sokağı adlı romanı filme alındı. Yücel Çakmaklı'nın yönettiği Birleşen Yollar adlı filmin baş rollerinde İzzet Günay ve Türkan Şoray oynadı. Huzur Sokağı adlı romanı 2012-2014 yılları arasında aynı isimle dizi olarak atv kanalında yayınlandı ve Kutsi, Selin Demiratar ve Güven Hokna gibi isimler rol aldı. Şule Yüksel Şenler Zaman gazetesinden Tuğba Kaplan'a dizinin çekiminden ilk etapta haberinin olmadığını, kendisinin de herkes gibi televizyondaki fragmanlardan öğrendiğini söylemiş ve ayrıca kırıldığını ve endişelendiğini belirtmiştir. Huzur Sokağı'nın yanı sıra, Gençliğin Izdırabı, Hidayet, Bize Ne Oldu, İslam'da ve Günümüzde Kadın, Duyuşlar, Her şey İslam için, Uygarlığın Göz yaşları, Kız ve Çiçek, Sağ El, Bir Bilinçli Öğretmene ve Yılanla Tilki gibi eserleri de yayımlandı.
Verdiği bir röportajda Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile eşi Emine Erdoğan'ın evliliklerinde ara bulucu rolü üstlendiğini açıkladı. 1974 yılında annesinin ölümü sonrası yaptığı ikinci evliliği yeni bir çevre edinmesine yol açtı. İsmailağa Cemaati ve lideri Mahmut Ustaosmanoğlu ile tanıştı. Şenler, bu dönemde tamamen çarşafa girdi ve fikirlerinde de önemli değişimler yaşandı.
Yorumlar (0)
Görüşlerinizi Paylaşın
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!