Zayid bin Sultan Âl-i Nehyan (Arapça: زايد بن سلطان بن زايد آل نهيان; 6 Mayıs 1918 - 2 Kasım 2004), Birleşik Arap Emirlikleri'nin kurucusu ve 1971-2004 yılları arasında devlet başkanı, Abu Dabi hükümdarı. Zaid, 1922-1926 yılları arasında Abu Dabi hükümdarı olan Şeyh Sultan bin Zaid bin Halife el-Nehyan'ın en genç oğludur. İsmini emirliği 1855-1909 yılları arasında yöneten büyük babasından alır. 6 Ağustos 1966 tarihinde kardeşi Abu Dabi Emiri Şahbut bin Sultan en-Nehyan'ı kansız bir saray darbesiyle devirerek başa geçti. Zaid daha sonra diğer altı şeyhin onayıyla 1971 yılında Birleşik Arap Emirliği devlet başkanlığına seçildi. Bundan sonra ise 1976, 1981, 1986 ve 1991 yıllarında yeniden seçildi.
İktidara gelişi
Kardeşi hükümdarken de dönemin Abu Dabi Emirliğinde etkili bir kişiydi. Arap Yarımadası'nda petrolün bulunup çıkartılmasından sonra bölgede Suudi Arabistan'da Amerikan şirketleri yoğunlaşırken Emirliklerde İngiliz egemenliği bulunmaktadır. Ancak baştaki Emir Şeyh Şahbut İngiliz şirketleriyle geçinememekte ve petrol sanayisinin gerektirdiği altyapı çalışmalarını başlatmamakta ısrar etmektedir. Şirket yetkilileri istedikleri izinleri çok zorlukla alabilmekte, farklı bölge ülkelerinden getirilen petrol sanayisi iş gücünün ihtiyaç duyduğu hiçbir hizmet bölgede sağlanamamaktadır. Petrol gelirleri sadece emir ve ailesine aktarılmakta, yerel Abu Dabi halkına yeni mali kaynak yansıtılmamaktadır. Bu durum İngilizler için artık dayanılmaz hale gelince gerçekleştirilen saray darbesi sonucu daha liberal olan Şeyh Zaid başa getirildi.
Politikaları
Zaid petrolün yarattığı kalkınma döneminde başa geçerek gelişen sanayinin önünü açar. 1800'lü yıllardan beri İngiliz egemenliği altındaki bölge sürekli olarak geri kalmış, düşük nüfus yoğunluklu, sanayisi ve doğal kaynakları bulunmayan bir bölge olagelmiştir. Denizde gerçekleştirilen inci avcılığı ise 1900'lü yılların başından itibaren kârlı olmaktan çıktığı için yapılmamaktadır. Ancak 1960'lı yıllarla beraber bölgede petrol çıkartılması emirliğin çehresini değiştirir. Zeyd uluslararası petrol şirketlerinin ve bu sanayiye hizmet eden uluslararası şirketlerin önünü açacak ve bölgeye yatırım yapmalarını sağlayacaktır. Bölge halkı ilk başta vasıfsız iş gücü olarak ancak değerlendirilirken Zeyd yönetiminin çabalarıyla eğitim alanına verilen önemle birlikte kıpırdanma başlar. Emirin ve zengin ailelerin çocukları İngiltere'ye eğitime gönderilecek, okullar ve hastaneler açılacak, yabancı şirket yöneticileri için uluslararası otel zincirleriyle anlaşmalı oteller inşa edilecektir. Olağanüstü petrol geliri çok sayıda olmayan yerel nüfusa dağıtılacak, toprak reformuna gidilerek Bedevilerin yerleşmeleri sağlanacak, yabancı şirketlerin yerel ortaklık olmaksızın ticaret yapmasına izin verilmeyecektir. Özellikle bu son uygulama sayesinde hem Batılı şirketlerin teknik uzmanlığı alınmış olacak hem de yerel bir burjuvazi yaratılmış olacaktır. Devlet bankalarının tam desteğine sahip yerel girişimciler görülmemiş derecede devlet tarafından desteklenecektir. Bu durum bazı dolandırıcılıklara ve ünlü BCCI skandalına yol açacaktır.
Yorumlar (0)
Görüşlerinizi Paylaşın
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!