Yavuz Çetin (doğum adıyla Yavuz Hilmi Çetin; 25 Eylül 1970 - 15 Ağustos 2001), Türk gitarist, söz yazarı, besteci ve şarkıcı. Türk müzik tarihinin en büyük gitaristlerinden biri olarak kabul edilmektedir. Kendisine has tarzıyla Türk rock müzik tarihinin en etkili isimlerinden birisi olmuştur.
Samsun'da doğan Çetin, gitar çalmaya 15 yaşında başladı. Gazeteci olan babasının mesleğinden dolayı hayatını Türkiye'nin çeşitli bölgelerinde geçirmiştir. Müziğe ilgisi küçük yaşlarda başlayan Çetin, ilkokul yıllarında ilk kez cura çalmaya başladı ve ardından bağlama çalmaya başladı. 1980'li yılların sonunda çeşitli müzik yarışmalarında ve mekânlarda sahne aldı. Müzik çalışmaları yüzünden üniversiteyi bitiremedi. 1990 yılında İstanbul'da müzisyen dostları Batu Mutlugil, Zafer Şanlı ve Kerim Çaplı ile cover grubu olarak tanınan Blue Blues Band'i kurdu. Yaşamı boyunca 1960'lı ve 1970'li yılların rock ve blues müziklerinden etkilendi. 1990'lı yıllar boyunca birçok festivalde ve konserde bu grup ile sahne aldı. 1990'lı yılların ortalarında Fuat Güner ile tanışmasıyla birlikte stüdyo müzisyenliğine başladı. 90'lı yılların ortasından itibaren birçok sanatçının albüm kayıtlarına elektrogitar, gitar ve çeşitli enstrümanlarla eşlik etmiştir. 1997 yılının ortalarında ilk stüdyo albümünü İlk'in kayıtlarına başladı ve albüm 17 Kasım 1997 tarihinde yayımlandı.
İlk albümünün yayımlanmasının ardından konserlerde ve sahnelerde solo olarak canlı performans seslendirdi. 2000 yılında ikinci albümünün kayıtlarına başladı. Bu dönemde yoğun depresyon teşhisi konuldu ve bir dönem hastanede yattı. Kasım 2000'de albümünün kayıtlarını tamamladı. Ancak ekonomik kriz, albümün önce Kasım, ardından da Mart 2001'de çıkmasına izin vermedi. Daha sonra yapım firması tarafından gelen habere göre belirtilen tarihten geç yayımlanacak olması Çetin'in depresyonu için kırılma noktası oldu. Bu dönemde kişisel hayatında çözemediği meseleler ve kariyerinin ilerlemeyeceğini düşünmesi Çetin'i psikolojik tedavi amaçlı hastanelere yatırdı. Hastaneden çıkan Çetin, hastalığının tekrar tesir etmesi nedeniyle kendini 15 Ağustos 2001 tarihinde Boğaziçi Köprüsü'nden atarak intihar etti. Kayıtlarını tamamladığı Satılık adlı ikinci albümü ölümünden üç ay sonra, 12 Kasım 2001 tarihinde yayımlandı.

1970-1989: İlk yılları ve müziğe başlaması

Yavuz Çetin, 25 Eylül 1970 tarihinde Samsun'da dünyaya geldi. Gazeteci babası Erdal Çetin'in mesleğinden dolayı çocukluğu Türkiye'nin çeşitli bölgelerinde geçti. Babası Erdal Çetin, Milliyet gazetesinde haber şefiydi. Uğur Mumcu, İlhami Soysal ve Fethi Naci gibi isimlerle beraber çalışmıştı. Yavuz Çetin'in müziğe olan ilgisi küçük yaşlarda başladı. Çocukluğu boyunca farklı tarzda müzik türleri dinleyerek müziğe olan ilgisi arttı. 1980 yılında cura ile tanıştı. Cura ile bir süre kendisini geliştirdikten sonra bağlama öğrenmeye başladı. 1980'li yılların ilk yarısında cura ve bağlamada kendisini geliştirirdi. 1982 yılında annesini kaybeden Yavuz Çetin, 1985 yılında akustik gitarla tanıştı. Bu dönemde arkadaşları ile birlikte 102. Sayfa adlı amatör bir grupta gitar çalmaya başladı. 1986 yılında lise arkadaşı Ercan Saatçi ile birlikte Milliyet gazetesinin düzenlediği liseler arası müzik yarışmasına katıldı. Ardından Çetin'in isteği üzerine ikili, bir baterist ile birlikte müzik grubu kurdu. Aynı yıl Ercan-Yavuz-Vahe adlı grubu kurdular. Grup, 1987 yılında Hey dergisinin düzenlediği bir müzik yarışmasına katılma kararı aldı. Grup, söz ve müziği Ercan Saatçi'ye ait olan "I Will Cry" adlı parçayı stüdyoda kaydetti ve yarışmaya katıldı.
Yarışmada ilk on beşe giren kişi ve grupların parçaları bir albümde toplanacaktı ve Ercan-Yavuz-Vahe yarışmayı kazanarak Hey Boys adlı albümde yer aldılar. Yarışmayı kazandıktan sonra kendisine yeni gitar alan Çetin, bu gitarla birlikte ilk bestelerini de yapmaya başladı. 1988 yılında Marmara Üniversitesinin müzik bölümüne girer. Üniversitenin ilk dönemi boyunca elektrogitarı elinden bırakmaz ve bu dönemde üniversite arkadaşları ile birlikte kurduğu Labirent adlı müzik grubunda gitar çalıp şarkı söylemeye başladı. Mayıs 1989 tarihinde Labirent grubu ile birlikte Yıldız Teknik Üniversitesinin düzenlediği üniversiteler arası müzik yarışmasına "She You's To Go" adlı parça ile katılarak birinci oldu. Bu dönemde piyano gibi tuşlu enstrümanlar da çalmaya başladı. Üniversite döneminde müzik yapmaya devam eden Çetin, 1980'li yılların sonunda Tanju Eksek ile tanıştı ve ardından ikili çeşitli mekânlarda sahneye çıkarak para kazanmaya başladı. Müzik çalışmaları ve sahne hayatı yüzünden üniversiteyi yarıda bıraktı.

1990-1996: Blue Blues Band ve profesyonel kariyeri

1990 yılında sahne aldığı dönemlerde Batu Mutlugil ile tanıştı ve birlikte sahne almaya başladılar. Kısa bir sürenin ardından Batu Mutlugil'in grup olma tavsiyesi üzerine Cenap Oğuz ve Zafer Şanlı'nın da katılması ile birlikte Blue Blues Band adlı grup kuruldu. Blues ve rock tarzlarda müzik yapan grup, 1990 yılından itibaren sahne almaya başladı. 1992 yılının başlarında grubun basgitaristi Zafer Şanlı'nın çocuğunun olması ve sürekli işlerinin çıkmasından dolayı grubun sahneleri aksıyordu. Bu dönemde Batu Mutlugil ve Yavuz Çetin, Karizma adlı grubu dinlemeye gitti ve ikili burada ilk kez Sunay Özgür ile karşılaştı. Sunay Özgür'ün basgitar çalışından etkilenen Batu Mutlugil gruba dâhil olması için teklif etti. Sunay Özgür'ün teklifi kabul etmesinin ardından Blue Blues Band'in kemik kadrosu olan üç kişi tamamlanmış oldu. Grup aralıksız sahneler almaya başladığı dönemde sabit bir bateristleri olmadığından dolayı baterist sürekli değişiyordu. 1960'lı ve 70'li yıllarda ABD'de Kim Capli olarak çeşitli gruplarda çalan, çeşitli müzisyenlerin albümlerinde söz ve bestesi ile yer alan Jimi Hendrix gibi efsanevi müzisyenlerle aynı sahneyi paylaşan Kerim Çaplı, 1978 yılında Türkiye'ye dönmüş ve çeşitli gruplar ile sanatçılara çalmıştır.
1988 yılında Orhan Atasoy ile birlikte Lost Ghost adlı rock grubunu kurmuşlardır. Dört yıl kadar bu grupta çaldıktan sonra Batu Mutlugil'in ısrarları üzerine 1992 yılının sonlarında Blue Blues Band'e katıldı. Kerim Çaplı'nın yaşadığı bunalım ve sıkıntılarından dolayı sinirsel bir rahatsızlığı bulunmaktaydı. Grup, 1993 yılında aralıksız olarak sahne almaya başladı. İstanbul'da canlı müzik anlayışının yeni yeni başladığı dönemde Blue Blues Band'in sahneleri çok kalabalık seyirciler tarafından izleniyordu. Bu ilgi karşısında farklı mekânlarda haftanın birçok günü çalmaya başlayan grup üyelerinin popülaritesi gitgide artıyordu. 1994 yılında Fuat Güner ile tanışmasıyla birlikte stüdyo müzisyenliğine başladı. Fuat Güner'in stüdyosunda sürdürdüğü çalışmalarında televizyon ve radyolar için reklam müziklerini gitarıyla seslendirir. 1996 yılının ortalarında MFÖ grubuyla çalışmaya başlar. Grupla turnelere gider ve katıldığı tüm konserlerde gitarıyla eşlik eder. Bir yandan bar müzisyenliğine devam eder.