Baba Vanga Kimdir ve Yaşam Öyküsü

Asıl adı Vangelia Pandeva Dimitrova olan ve evlendikten sonra Vangelia Gushterova olarak bilinen Baba Vanga, 31 Ocak 1911 tarihinde o dönem Osmanlı İmparatorluğu sınırları içerisinde yer alan Ustrumca'da dünyaya geldi. Pando ve Paraskeva Surchev çiftinin kızı olarak prematüre bir bebek doğan Vanga'ya, geleneklere uyularak yaşayıp yaşamayacağı kesinleşene kadar hemen bir isim verilmedi. İlk ağladığı an bakıcısının sokağa çıkıp bir yabancıdan isim istemesi üzerine önerilen Yunanca kökenli Vangelia ismi kabul edildi.

Çocukluk yıllarında kahverengi gözleri ve sarı saçları ile sıradan bir çocuk olan Vanga'nın babası, bir İç Makedon Devrimci Örgütü aktivisti idi. 1. Dünya Savaşı sırasında Bulgaristan Ordusu'na çağrılan babasının askerde olduğu sırada annesi hayatını kaybetti. Bu kayıp, Vanga'nın çocukluğunun büyük bir bölümünü komşularının ve yakın aile dostlarının yanında geçirmesine yol açtı. Savaşın ardından Ustrumca'nın Yugoslavya'ya bırakılmasıyla Yugoslav otoriteleri babasını Bulgar yanlısı fikirlerinden dolayı tutukladı ve ailenin tüm mülküne el koydu. Yaşıtlarından daha zeki görülen Vanga, küçükken arkadaşlarıyla iyileştirme oyunları oynamasıyla bilinirdi ve babasının başka bir kadınla evlenmesiyle bir üvey anneye sahip oldu.

Körlük ve Dönüm Noktası

Hayatının en büyük kırılma noktası, meteorolojik kayıtlarda o zaman doğrulanmayan ancak bir kasırga olduğu iddia edilen olayla yaşandı. Bu kasırga Vanga'yı iki kilometre uzağa fırlattı. Sonradan çok korkmuş bir halde bulunan ve gözleri kum ve tozla kaplanan Vanga, şiddetli ağrılar nedeniyle gözlerini açamadı. Hiçbir iyileştirme çabası sonuç vermedi ve sadece az bir parayla kısmi bir operasyon yapılbildiği için tekrar görebilmesi mümkün olmadı.

1925 yılında Zemun kentindeki körler okuluna götürülen Vanga, orada üç yıl geçirdi. Bu süre zarfında kendisine Braille okuması öğretildi, piyano çalmasının yanı sıra örme, yemek ve temizlik işleri yapmayı öğrendi. Üvey annesinin ölümünün ardından küçük kardeşlerine bakmak için eve dönmek zorunda kalan Vanga, ailesinin maddi durumu çok zayıf olduğu bütün gün çalışmak zorunda kaldı.

Kehanetler ve Son Yılları

Önceki yıllarda oldukça sağlıklı olan Vanga, 1939 yılında Plörezi hastalığına yakalandı. Doktorunun çok genç yaşta öleceği yönündeki yanlış görüşüne rağmen hızla ve kabul edilebilir düzeyde iyileşti. II. Dünya Savaşı sırasında kendisine inanan ve ziyaret edenlerin sayısı arttı. İnsanlar, yakınlarının hayatta olup olmadığı hakkında ipucu almak umuduyla kendisine geliyorlardı. 8 Nisan 1942 tarihinde Bulgaristan Çarı III. Boris de kendisini ziyaret etti. 10 Mayıs 1942 tarihinde Dimitar Gushterov ile evlenen Vanga, kısa süre sonra Petriç'e taşındı. Dimitar'ın Bulgar Ordusuna katılması ve sonrasında alkolizm hastalığına düşmesi ile birlikte kocası 1 Nisan 1962 tarihinde hayatını kaybetti.

Bulgaristan'da Kozhuh dağlarında, Yer Rupite bölgesinde hayatının çoğunu geçiren bir bitki uzmanı olan Vanga, paranormal yeteneklere sahip bir durugörü ve mistik olarak tanındı. Zheni Kostadinova 1997 yılında milyonlarca insanın onun bu yeteneklerine inandığını belirtti. Vanga, meme kanseri nedeniyle 11 Ağustos 1996 tarihinde Sofya, Bulgaristan'da öldü ve cenazesine birçok devlet adamı dahil olmak üzere büyük kalabalıklar katıldı. Vasiyeti üzerine Petriç'teki evi müze haline getirilerek 5 Mayıs 2008 tarihinde ziyaretçilere açıldı. İkinci Dünya Savaşı'nın sonucundan Gandi'nin ölümüne, 11 Eylül saldırılarından Obama'nın ABD Başkanı olacağına kadar pek çok kehanette bulunduğu iddia edilmektedir.

Popüler Kültürdeki Yeri

İngiliz gotik metal grubu Paradise Lost, altıncı albümleri One Second'ın kapak resmi için onun fotoğrafını kullandı. İmajı Güneydoğu Avrupa, Balkanlar ve özellikle Rusya'da oldukça popülerdir. Gizemli peygamberlikle ilgili çok sayıda Rus yayını bulunurken, Vanga Büyük Ansiklopedisi kendisine adanmış çevrimiçi bir projidir.