Mişel Eflak (Arapça: ميشيل عفلق) (9 Ocak 1910 - 23 Haziran 1989), Suriyeli düşünür, sosyolog, Arap milliyetçisi politikacı. Düşünceleri Baasçılık fikrinin ortaya çıkmasında ve bu fikir etrafında gelişen siyasal hareketin oluşmasında çok önemli rol oynamıştır. Bu siyasi düşünceye gönül verenlerin bazıları tarafından, Baasçılığın fikir babası olarak anılmaktadır. Yaşamı boyunca en önemlileri Tek Kader için Savaş (1958) ve Arap Devrimi Hareketinin Çarpıtılmasına Karşı Mücadele (1975) olmak üzere çeşitli kitaplar yayımlamıştır.
Orta halli bir ailenin çocuğu olarak, Şam'da dünyaya geldi. Eğitimini Paris Üniversitesi'nde tamamladı. Burada, gelecekteki siyasi yoldaşı Selahaddin Bitar ile tanıştı. 1932'de Suriye'ye döndükten sonra komünistlerin safında siyasete atıldı. Suriye-Lübnan Komünist Partisi'nde aktif görev aldı. Ancak partisi Fransa'nın kolonyal politikalarını desteklemeye başlayınca, parti ile bağlarını kopardı. 1940 yılının sonunda Eflak ve Bitar, sonrasında "Arap Baas Hareketi adını alacak olan, "Arap İhya Hareketi"ni kurdular. Hareketin adı, Zeki el-Arsuzi'nin liderliğindeki grupla aynı adı (Arap Baası) taşımaktaydı. Siyasi alanda rüştünü ispatlayan Arap Baas Hareketi, 1947 yılında Arsuzi'nin Baas örgütüyle birleşerek Baas Partisi'ne dönüştü. Eflak, Partinin Merkez Yürütme Kurulu'na ve parti liderliğine seçildi.
1952 yılında Arap Baas Partisi, Ekrem Havrani'nin Arap Sosyalist Hareketi ile birleşerek "Arap Sosyalist Baas Partisi" haline geldi. Eflak, 1954'te partinin başkanlığa getirildi. 1950'li yılların ortasından sonlarına kadar olan yıllarda Eflak, Mısır Cumhurbaşkanı Cemal Abdünnasır ile sıcak ilişkiler geliştirdi ki, bu yakınlaşma sonucunda Birleşik Arap Cumhuriyeti (BAC) kuruldu. Nasır, Eflak'a, kendi partisinin üyelerine bile danışmadan partisini feshetmesi konusunda baskı yaptı. BAC'ın dağılmasının hemen akabinde, Eflak yeniden Baas Partisi Milli Yönetimi Genel Sekreteri olarak seçildi. 8 Mart İhtilali sonrasında, Eflak'ın parti içindeki konumu, oldukça zayıflamıştı. 1965'te parti başkanlığından istifa etmek zorunda kaldı. Eflak, Baas Partisi içinde bir ayrışmaya yol açan 1966 Suriye Askeri Darbesi sırasında partiden tasfiye edildi ve Lübnan'a kaçmak zorunda kaldı. Sonrasında da Irak'a geçti. 1968 senesinde, Irak Baas Partisi Genel Sekreterliği'ne seçildi; ancak görevi süresince fiili hiçbir siyasi güce sahip olmadı. Görevini 23 Haziran 1989 tarihinde hayatını kaybedene dek sürdürdü.
Eflak'ın toplumsal, siyasi ve iktisadi görüşleri, topluca Baasçılık olarak tanımlanmaktadır. İleri toplumsal seviyeye ulaşmak için, tüm Arap dünyasının tek bir ulus olarak birleşmesi gerektiğini savunuyordu. Hem kapitalist sisteme hem de komünist sisteme eleştiriler yöneltiyordu. Karl Marx'ı, diyalektik materyalizmi tek doğru (komünist teorinin dayanağı) olarak tanımlamasını eleştirmekteydi. Baasçı düşüncede "özgürlük" ve Arap sosyalizmi kavramlarına özel vurgu yapılmaktaydı. Arap sosyalizmi, Batı tarafından tanımlandığı gibi, uluslararası sosyalist hareketin bir parçası değildi. Laikliğin güçlü bir savunucusu olan Eflak, din ve devlet işlerinin ayrılığını savunmaktaydı. Bununla birlikte ateizme de karşıydı. Hristiyan olmasına rağmen, İslamın "Arap zekası"nın kanıtı olduğuna inanıyordu. Baas Partisi'nde 1966 yılında meydana gelen bölünmeden sonra, Suriye Baas Partisi Eflak'ı, Zeki el-Arsuzi'nin fikirlerini çalmakla suçladı ve onu hırsızlıkla itham etti. Irak Baas Partisi ise bu ithamları reddediyor, Arsuzi'nin Baasçı ideolojiye katkısının olmadığını söylüyordu.

1910-1939 arası

Orta halli Ortodoks Hristiyan bir ailede, 9 Ocak 1910 tarihinde Şam'da dünyaya geldi. Babası Joseph hububat ticareti yapıyordu. İlk öğrenimini Fransa hakimiyetindeki Suriye'de Batı tipi eğitim veren bir okulda tamamladı. 1929'da felsefe eğitimi almak üzere Fransa'ya, Paris Üniversitesi'ne gitti. Buradayken Henri Bergson'un fikirlerinden etkilendi. Sonraki yıllarda siyasi yoldaşı olacak Suriyeli milliyetçi Selahaddin Bitar ile tanıştı. Marksizimle de Paris'te tanıştı ve Sorbonne Arap Öğrenci Birliği adı altında bir de dernek kurdu. 1932'de Suriye'ye döndükten sonra, ülkedeki komünistlerin yanında aktif siyasete atıldı. Fransız Komünist Partisi (FKP) tarafından desteklenen Léon Blum Hükûmeti, kolonilerine karşı öteden beri yürütmekte olduğu politikaları sürdürmeye devam edince, komünistlerle olan ilişkisini kesti. Eflak ve arkadaşları, FKP'nin Fransız kolonilerinde bağımsızlık yanlısı bir tutum takip ettiğini düşünüyorlardı. Ancak Suriye-Lübnan Komünist Partisi'nin (SLKP) FKP'nin koloniler konusundaki politikalarına destek veriyor olması, Eflak ve arkadaşları için bardağı taşıran damla oldu. Bu gelişmelerden sonra Eflak, komünist siyasi hareketi, SSCB'nin bir araç olarak kullandığını düşünmeye başladı. Antun Sadi'nin Suriye Sosyal Milliyetçi Partisi'nin örgütlenmesinden ve bu partinin ideolojisinden etkilendi.

Arap Baas Hareketi: 1940-1947

Eflak ve Bitar Suriye'ye döndükten sonra, ülkenin en prestijli ortaokullarından birinde öğretmenliğe başladılar. Eflak tarih dersleri verirken, Bitar ise matematik ve fizik dersleri öğretiyordu. 1940'a gelindiğinde, Eflak ve Bitar'ın etrafında, genellikle cuma günleri birlikte toplantı yaptıkları bir öğrenci kitlesi birikmişti. Aynı yıl Eflak ve Bitar, Arap İhya Hareketi adında siyasi partiyi kurdular. İkilinin boş zamanları, artık parti için ajitasyon çalışmalarıyla geçiyordu. 1942'ye gelindiğinde Eflak, iyi bir hatip olduğunu kanıtlamış, geniş bir kitleyi etkilemeyi başarmıştı. Orta Doğu'yu kasıp kavuran değişikliklerden onlar da nasibini aldı ve partilerinin adını Arap Baas Hareketi olarak değiştirdiler; Irak başbakanı Reşid Ali Geylani, ülkesindeki İngiliz hakimiyetine karşı meydan okumaktaydı. Parti adının Diriliş olarak değiştirilmesi (Arapça: بعث 'Baas' kelime anlamıyla diriliş/yeniden doğuş anlamına gelmektedir), ideolojik olarak Arapların "yeniden doğuşuna" vurgu yapılmak istenmesiydi. Bu isim değişikliği, Baas Partisi lideri Zeki el-Arsuzi'nin, Eflak ve Bitar'ı kendi partisinin adını çalmakla şuçlamasına yol açacaktı. Oysa bu ikilinin amacı, partilerini Arap milliyetçiliği temeline oturtarak yükseltmekti. Sonrasında da Arsuzi ve Eflak birbirlerinin siyasi düşmanı haline geleceklerdi.
Eflak ve Bitar ikilisi, 24 Ekim 1942 tarihinde öğretmenlikten istifa ederek, zamanlarını tamamen siyasi çalışmalara vakfettiler. 1941'de Suriye'de Irak'a Yardım Komitesi adı altında bir örgüt kuruldu. Örgütün amacı İngiliz işgaline karşı savaşan Reşid Ali Geylani hükûmetine destek vermekti. Diğer Arap Baas Hareketi'nin lideri Arsuzi bu komiteye şüpheyle bakıyordu. Iraklıların savaşı kaybedeceklerini düşünüyor ve bu yüzden yapılacak yardımların beyhude olacağını söylüyordu.
1941 yılında Eflak, "Arap İhya Hareketi" adıyla yayınlar yapmaya başladı. 1945 yılında da Fransız Manda Yönetimi'ne siyasi bir parti kurma izni almak için başvurdular, fakat 1947 yılında Arsuzi'nin Baas hareketi ile birleşene kadar siyasi parti haline gelemediler. Ancak birleşme sonrası Baas Partisi kurulabilecekti. 1940'lı yıllar boyunca Eflak ve Bitar'ın Baas Hareketi, Arsuzi'nin destekçilerinin bir kısmını kendi tarafına çekmişti. 40'lı yıllarda Eflak destekçi kazanırken, Arsuzi kendini tecrit ederek, kamuoyundan gizlenmeye başlamıştı. Çevresindekilerden şüphe duymaya başlayan Arsuzi, bazıları tarafından paranoyak bir ruh haline büründüğü belirtilmekteydi. Kurulduktan sonra, parti içindeki en büyük tartışma konusu partinin ne derecede sosyalist çizgiye yaklaşacağıydı; Arsuzi'nin Baası'ndan gelen Vahib el-Ganim ve Celal es-Seyid, Eflak'ı daha radikal sosyalist bir çizgiye çekmeye çalıyorlardı.