Barış Pehlivan (10 Temmuz 1983, İstanbul), Türk gazeteci ve yazardır.
Türkiye siyasetine dair araştırma haberleriyle ve kitaplarıyla bilinir. Gazetecilik faaliyetlerinden dolayı hakkında birçok kez dava açıldı. Bu davalar kapsamında 2011, 2020 ve 2023 yıllarında cezaevine girdi. 10 Kasım 2023 tarihinde tahliye oldu. Son olarak 28 Ocak 2025 tarihinde gözaltına alınmış ve adli kontrol tedbiriyle serbest bırakılmıştır.

Yaşamı ve kariyeri

İstanbul Üniversitesi İletişim Fakültesi Gazetecilik Bölümünden mezun oldu. 2004 yılında Leman Dergi Grubu'na bağlı kültür sanat dergisi Kaçak Yayın'da muhabirlik yaptı. CNN Türk televizyon kanalında yayımlanan 'Paranın Seyir Defteri', 'Şair Ceketli Çocuk: Kazım Koyuncu', 'Nohut Oda Bakla Sofa' adlı belgesellerde sırasıyla asistanlık, yönetmen yardımcılığı ve editörlük görevlerinde bulundu. 5N1K programı için “Yabancılara Toprak Satışı”, “Şah Mesud Suikastı” gibi dosya ve haberlere imza attı. Karşı gazetesinde köşe yazarlığı yaptı. Haberleri ve kitapları nedeniyle birçok kez yargılandı, cezaevine girdi.
Türkiye'nin en önemli gazetecilik ödüllerine layık görüldü. Nâzım Hikmet Kültür ve Sanat Vakfının yönetim kurulu üyeliğini yapıyor. 2007-2021 seneleri arasında Odatv.com haber sitesinin genel yayın yönetmenliğini üstlendi. 1 Nisan 2021 tarihinden itibaren Cumhuriyet gazetesinde köşe yazıları yazmaya başladı. Yaklaşık dört yıl boyunca Halk TV ekranlarında program yorumculuğu yaptı ve 2025'te kanalla yollarını ayırdı. Şule Aydın, Barış Terkoğlu, Timur Soykan ve Murat Ağırel ile birlikte YouTube'ta 'Onlar' adlı kanalı kurdu.
2005–2010 yılları arasında CNN Türk için Oradaydım belgeselini hazırladı. Oradaydım belgeselinde; Türkiye'nin yakın tarihine yansıyan 250'den fazla olayı tanıklarıyla ekrana taşıdı.
Barış Terkoğlu ile birlikte Sızıntı & Wikileaks'te Ünlü Türkler, Mahrem, Metastaz, Cendere ve SS adlı araştırma kitaplarına imza attı. Beş kitap da yayımlandıkları dönemde çok tartışıldı ve uzun süre en çok satanlar listesinde yer aldı.

Hakkında açılmış davalar

Oradaydım belgeselinin 24 Şubat 2007 tarihinde yayımlanan bölümünde, 12 Eylül sonrası Diyarbakır Cezaevi’nde yaşanan olaylar ekrana geldi. Programı hazırlayan Barış Pehlivan hakkında ‘Halkı Kin ve Düşmanlığa Alenen Tahrik Etme’ suçundan dava açıldı. Kasım 2008 tarihinde görülen 2. duruşmada beraat etti.
14 Şubat 2011 tarihinde, Ergenekon soruşturması kapsamında evinde ve Odatv.com haber sitesinde yapılan arama sonrasında gözaltına alındı. Gözaltında üç gün kaldıktan sonra çıkarıldığı özel yetkili mahkeme tarafından tutuklandı. Tutuklandıktan 9 ay sonra hâkim karşısına çıkabildi. OdaTV iddianamesinin temelini oluşturan dijital dokümanların, bilgisayar korsanlığı yoluyla tutuklu gazetecilerin bilgisayarlarına yüklendiği ve tutuklu gazetecilere ait olmadığı; üç ayrı Türk üniversitesi (Boğaziçi, Yıldız Teknik Üniversitesi, ODTÜ) ile bir Amerikalı bilişim şirketi (Data Devastation) tarafından kanıtlandı. Sahte belgelerle gazetecilerin tutuklandığı Odatv davası, tüm dünyanın dikkatinin Türkiye'ye çevrilmesine yol açtı. Sınır Tanımayan Gazeteciler'e göre bu dava, Türkiye'de basın özgürlüğü alanında yaşanan baskıların sembolü oldu.
14 Şubat 2011'de, gözaltına alınıp Odatv davası kapsamında Silivri Cezaevi'nde 19 ay tutuklu kaldıktan sonra, 14 Eylül 2012'de görülen duruşmada tahliye edildi.
Odatv Davası'nda, Prof. Dr. Yalçın Küçük, Soner Yalçın, Doğan Yurdakul, Barış Pehlivan, Barış Terkoğlu, Müyesser Yıldız, Mümtaz İdil, Nedim Şener, Ahmet Şık, Hanefi Avcı, Sait Çakır, Coşkun Musluk, Kaşif Kozinoğlu ve İklim Bayraktar sanık olarak yargılanmaktaydı. 14 sanıkla başlayan davada, Kaşif Kozinoğlu cezaevinde hayatını kaybetmişti.
12 Nisan 2017'de 18. Ağır Ceza Mahkemesi Odatv Davası'ndan yargılanan 13 sanık hakkında beraat kararı verdi. Mahkeme, Odatv kumpasını kuranlar hakkında suç duyurusunda bulunulmasına hükmetti. Odatv'ye yapılan bu operasyonun bir kumpas olduğu ve devlet içine sızmış FETÖ üyeleri tarafından gerçekleştirildiği ortaya çıktı. Gazetecileri suçsuz yere hapiste tutan polisler, savcılar ve hâkimler hakkında dava açıldı.
Libya'daki MİT şehidinin cenaze törenine dair 3 Mart 2020'de Odatv’de yayımlanan bir haberden dolayı hakkında soruşturma başlatıldı. İfade vermek için gittiği İstanbul Çağlayan Adliyesi’nde 6 Mart 2020 tarihinde tutuklandı. Kendisini tutuklayan hâkime "Bu hukuksuzluğun perde arkasını da yazacağım, hiç şüpheniz olmasın" dedi. Savunmalarında 9 yıl sonra yeniden tutuklanmasının nedeninin kitap çalışmaları olduğunu belirtti. Hazırlanan iddianamede, kendisiyle birlikte yargılanan 8 gazetecinin 19 yıla kadar hapsi istendi. Tutuklanmasının ardından götürüldüğü Silivri Cezaevi’nde darp edildiği ortaya çıktı. Cezaevine ait kamera kayıtlarının yayımlanmasının ardından, sorumlular hakkında soruşturma başlatıldı.
Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde görüşülen ve cezaevindekilerin erken tahliyesini sağlayan kanundan, tutuklu gazetecilerin yargılandığı suç maddesi son anda çıkarıldı. Yapılan bu ‘’kişiye özel’’ değişiklik, kamuoyunda büyük tepki yarattı. Genel yayın yönetmeni olduğu OdaTV, bu yeni operasyon sonrasında mahkeme kararıyla erişime engellendi. 13 yıldır Türkiye’nin en etkili haber sitesi olan OdaTV, farklı adresler üzerinden yayın hayatına devam ediyor.
Yargılandığı davanın 9 Eylül 2020'deki ikinci duruşmasında, OdaTV muhabiri Hülya Kılınç ve Yeniçağ gazetesi yazarı Murat Ağırel ile birlikte Barış Pehlivan'ın da tahliyesine karar verilerek tutukluluğu sonlandırıldı. Mahkemede Murat Ağırel, Aydın Keser, Ferhat Çelik, Hülya Kılınç, Barış Terkoğlu ve Eren Ekinci ile birlikte Barış Pehlivan, “Devletin güvenliği veya iç veya dış siyasal yararları bakımından niteliği itibarıyla gizli kalması gereken bilgileri açıklama” suçlamasından beraat etti. Ancak Hülya Kılınç ile birlikte "istihbarat faaliyeti ile ilgili bilgi ve belgeleri ifşa etmek" suçundan 3 yıl 9 ay hapis cezasına mahkûm edildi. Karar üzerine Barış Pehlivan, "Bu davada suç yok, bizim gazetecilik hayatımızı cezalandırma amacı var." demecini vermiştir.