Ebu Musab ez-Zerkavi (Arapça: أبو مصعب الزرقاوي; 30 Ekim 1966, Zerka - 7 Haziran 2006, Hibhib) ya da gerçek adıyla Ahmed Fadıl en-Nazal el-Haleyle (Arapça: أحمد فضيل النزال الخلايلة), çeşitli İslamcı ve cihatçı silahlı örgütlerin üyeliğini, kuruculuğunu ve liderliğini yapmış Ürdünlüdür. Çeşitli devletler ve uluslararası kuruluşlar tarafından terör örgütü olarak tanımlanan, Tevhit ve Cihat Cemaati ile el-Kaide'ye bağlı ardıl örgütleri Irak el-Kaidesi ve Mücahit Şura Meclisinin kurucu lideri olarak Irak Savaşı'ndaki direnişçi unsurlardan biri olarak faaliyetlerde bulunmuştur.
1980'lerin sonunda İslamcı görüşlerden etkilenmeye başlayan ez-Zerkavi, Sovyet güçlerine karşı verilen mücadeleye katılma amacıyla 1989'da Pakistan'a gitti, buradan Afganistan'a geçti. Burada önce gazeteci, ilerleyen dönemde ise savaşçı olarak görev yaptı. 1993 yılı başlarında buradan ayrılarak doğduğu şehre döndü. Aynı yıl, Afganistan'da tanıştığı ve görüşlerinden etkilendiği Ebu Muhammed el-Makdisi ile birlikte, "kâfir" olarak gördükleri Ürdün hükûmeti ile İsrail'e karşı faaliyetlerde bulunma amacı güden Bey'at el-İmam olarak adlandırılan yapılanmayı kurdu. Afganistan dönüşü sonrasında Ürdünlü istihbarat birimlerince izlenen ez-Zerkavi, Mart 1994'te yakalanarak cezaevine gönderildi. Cezaevindeki yaşamı boyunca İslamcı faaliyetlerine devam etti ve bu dönemde cezaevinde etrafında bir grup toplamaya başladı. 15 yıllık bir ceza almasına karşın, Mart 1999'da çıkarılan genel afla serbest kalmasının ardından bir kez daha Pakistan'a gitti. Aynı yıl Afganistan'a geçerek el-Kaide ile bağlantı kurdu. 2000 yılı başında, el-Kaide'nin desteğiyle Herat'ta kurulan askerî eğitim kampının başına getirilerek kendi ağını oluşturmaya başladı.
Afganistan'da bulunduğu dönemde, kendi ağına bağlı kişiler aracılığıyla ve burada faaliyet gösteren diğer cihatçı örgütlerle ittifak kurarak Irak Kürdistanı'nda da etkin olmaya başladı. 11 Eylül saldırıları sonrasında koalisyon güçleri tarafından Afganistan'daki Taliban rejimine karşı savaş başladığında İran'da bulunan ez-Zerkavi, Afganistan'a hareket etti. 2001 yılı sonlarında, savaşta yaralanmasının ardından tedavi amacıyla İran'a döndü ve tedavisinin tamamlanmasıyla birlikte Irak ya da Suriye'ye geçti. Mart 2003'te, Amerikan kuvvetlerinin öncülüğündeki koalisyon güçleri tarafından Irak'a gerçekleştiren askerî müdahaleye karşı başlatılan direnişteki unsurlardan biriydi. Ekim 2004'te örgüt, el-Kaide'ye biat ederek faaliyetlerini sürdürürken Ocak 2006'da da bu grubun liderliğinde toplanan birkaç grupla birlikte Mücahit Şura Meclisi adlı çatı örgüt kuruldu. 7 Haziran 2006'da, Diyala ilindeki Hibhib köyünde yer alan bir eve, Amerika Birleşik Devletleri Hava Kuvvetleri tarafından düzenlenen hava saldırısıyla öldürüldü. Ez-Zerkavi'nin ölümü sonrasında örgütün liderliği Ebu Eyyub el-Mısri'ye geçti.
Selefi görüşlere sahipti ve Selefi olmayan herkesi, Müslüman olsa dahi "kâfir" olarak nitelendirmekteydi. Özellikle Irak Direnişi'nin ana unsurlarından biri olan ez-Zerkavi'nin liderliğindeki yapılanma, koalisyon güçlerinin yanı sıra, Şii sivillere ve Şiilerin ibadethanelerine karşı da, gerek bombalı saldırılar gerekse intihar saldırıları düzenlemişti. Mücadeleleri kapsamında hem Iraklı Şiileri hem de yabancı birtakım kişileri kaçıran bu yapılanma, kaçırılanların infaz edilmelerini videoya çekmiş ve görüntüleri çeşitli platformlarda propaganda amaçlı olarak sıklıkla yayımlamıştı. Irak Direnişi süresince 6.000 civarında kişinin ölümünden sorumlu olduğu tahmin edilen ez-Zerkavi'nin örgütü, Nisan 2005'e kadar olan dönemde direniş unsurlarının %14 kadarını oluştururken ülkedeki intihar saldırılarının yaklaşık %42,2'sini gerçekleştirmişti. El-Kaide ile olan bağlantılarından ötürü Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi tarafından Ekim 2004'te "terörist" olarak tanımlanmıştı.
İlk yılları
Gerçek adı Ahmed Fadıl en-Nazal el-Haleyle olan Ebu Musab ez-Zerkavi, 30 Ekim 1966'da Zerka, Ürdün'ün Masum mahallesindeki Hasmi Sokağı'nda, iki katlı bir evde doğdu. Fatma (d. 1961), Ayşe (d. 1963), Aliye (d. 1968), Meryem (d. 1968), İntizar (d. 1970), Emine (d. 1973) ve Rabia (d. 1975) olmak üzere yedi kız kardeşi ile Sayil (d. 1959) ve Muhammed (d. 1965) olmak üzere iki erkek kardeşi olan Ahmed Fadıl, kız kardeşlerinin tamamı ve Muhammed ile birlikte, doğduğu şehirde büyüdü. Ailesi, Bedevi kökenli Beni Hasan aşiretinin Haleyle boyuna mensuptu. 1926 doğumlu babası Fadıl Nazal Muhammed el-Haleyle, gönüllü olarak 1948 Arap-İsrail Savaşı'na katılmış ve sonraki dönemde Zerka belediyesi tarafından, topluluğun sorunlarını çözmesi amacıyla danıştığı bir muhtar olarak belirlenmişti. Babası, ayrıca geleneksel tıpla uğraşmaktaydı. 1940, Zerka doğumlu, gerçek adı Dali İbrahim Muhammed el-Haleyle olan annesi Ümmü Sayil, "son derece dindar" olarak tanımlanmaktaydı.
1971'de, Kral Talal bin Abdullah İlkokulunda öğrenimine başlayan Ahmed Fadıl, buradaki bir öğretmeni tarafından "düşük entelektüel yetkinliği" olan bir öğrenci olarak tanımlamıştı. Çocukluk yıllarını doğduğu mahallede geçirirken 1977 yılında öğrenimine, ortaokul seviyesindeki ez-Zerka Lisesinde devam etti. Buradaki öğretmeni, kendisi için "hayalperest ve dersleriyle hiçbir ilgisi olmayan bir çocuk" ifadelerini kullanmaktaydı. 1982'de, dokuzuncu sınıfa geldiğinde okuldan ayrılan Ahmed Fadıl'ın not ortalaması 100 üzerinden 51,6'ydı. Okul tarafından meslekî eğitime yönlendirilmeye çalışılsa da, herhangi bir neden sunmadan okuldan ayrıldı. Annesi de 29 Şubat 2004'teki ölümünden önce yaptığı açıklamada, kendisinin eğitimine devam etmesini istemesine ve herhangi bir maddi destek beklememelerine karşın Ahmed Fadıl'ın okula devam etmek istemediğini belirtmişti. Ahmed Fadıl, bu dönemlerdeki boş zamanını genellikle, bölgedeki Masum Mezarlığında geçirmekteydi. Çocukluk ve ergenlik dönemlerinde dinî faaliyetlerde bulunmamış, o dönemdeki çevresinde bulunan kişiler tarafından "zorba, şiddete meyilli, asi, disiplinsiz ve kolayca kavga çıkaran" birisi olarak tanımlanmıştı. Kuzeni Muhammed ez-Zevahira ise "hırçın olmasına karşın fiziksel olarak çok güçlü olmadığını" belirtmişti.
Eğitim hayatını sonlandırmasının ardından 1983'te, kâğıt imalatı sürecindeki kimyasal maddelerden sorumlu olarak bir kâğıt fabrikasında çalışmaya başlasa da, "kullandığı makineleri takipsiz bıraktığı" gerekçesiyle iki ay sonra işine son verildi. Sonrasında, Zerka belediyesi bünyesinde bakım-onarım hizmetleri bölümünde işe girdi. Bu dönemdeki arkadaşları, "idealist, çabuk sinirlenen ve kontrol edilmesi zor bir kişi" olduğundan dolayı bu işin kendisinin "büyük amaçlarına yanıt veremediğini" söylemişti. Münakaşalara yol açtığı için aldığı iki uyarının ardından, altı aydır devam ettiği işine 1983'te son verildi. Ertesi yıl, kız kardeşlerinden birisinin ifadesiyle "çok yakın olduğu" babası öldü. Babasının vefatının ardından aile, Zerka'nın er-Remzi mahallesine taşındı. 1984-1986 yılları arasında yaptığı iki yıllık zorunlu askerlik görevinin ardından, 1986 yılında Zerka'ya döndü. Bu dönemdeki komşuları, "oldukça fazla" alkol tükettiğini ve vücudunu dövmelerle kapladığını belirtirken özellikle ön kolları ve omuzlarındaki dövmelerinden ötürü kendisine "Yeşil Adam" lakabını taktı. 1998'de ise bu dövmelerini asitle silmeye çalışacaktı.
İzleyen dönemde birkaç kez polisle sorunlar yaşadı. 1987'de, mahallesindeki bir erkeği bıçaklayarak yaralaması nedeniyle dört günlük gözaltı süreci sonrasında iki aylık hapis cezasına çarptırılsa da kefaretinin ödenmesiyle serbest kaldı. Dükkân hırsızlığı ve uyuşturucu satıcılığı suçlarından birkaç kez tutuklandı, ırza geçme iddiasıyla gözaltına alındı. Kendisinin pezevenklik yaptığı da iddia edilmişti.
Bir müddet sonra, bölgedeki Filistinliler ile yakın ilişkiler kurmaya ve kendilerinin İslamcı fikirlerinden etkilenmeye başladı. 1980'lerin sonlarındaki zamanının çoğunu, Amman'daki Hüseyin Külliye Camii'nde İslami dersler alarak geçirdi. Buradaki Selefi Şeyh Cerrah el-Kaddah, Sovyetler Birliği'nin Afganistan'a gerçekleştirdiği askerî müdahaleye karşı mücadele eden Arap Mücahitlere katılma fikrinin Ahmed Fadıl'ı "heyecanlandırdığını" ve bir müddet sonra İslam'a yönelerek dinin temel gerekliliklerini yerine getirdiğini, alkol tüketimini bıraktığını ve camideki vaazları dinlemeye başladığını belirtmekteydi.
1989-1993: Afganistan'daki faaliyetleri
1989'da, Sovyet kuvvetlerine karşı savaşan Arap Mücahitlere katılma amacıyla, Mektebu'l Hidemat'ın Ürdün'deki faaliyetlerinden sorumlu olan Ebu Kuteybe el-Mecali tarafından Pakistan'a gönderilerek diğer Mücahitlerle birlikte Peşaver'in kenar mahallelerinden Hayatabad'a yerleşti. Burada, kendisinin akıl hocası olacak ve bu dönemde fikirlerini benimsediği isimlerin başında gelen Ebu Muhammed el-Makdisi ile tanıştı. 1989 ilkbaharında, birkaç gün süren yolculuk sonunda, diğer Mücahitlerle birlikte Afganistan'ın doğusundaki Host'a gönderildi. Şehre ulaştığı dönemde Sovyet kuvvetleri ülkeden çekilmeye başlamışsa da, Afganistan Demokratik Cumhuriyeti'ne bağlı güçlerle olan çatışmalar devam etmekteydi. Nisan 1991'e kadar devam eden ve kendisinin de yer aldığı çatışmalar sonucunda Host, Mücahitler tarafından ele geçirildi. Sovyet güçlerinin çekilmesinin ardından devam eden iç savaşta silahlı mücadelesine devam etti ve Afganistan'ın farklı bölgeleri ile Hayatabad arasında birkaç kez gidip geldi. Afganistan'daki hayatının başlarında savaşçıdan çok gazeteci olarak hizmet vererek Peşaver'deki Mücahitler tarafından yayımlanan el-Bunyen el-Mersus adlı cihatçı bir dergide muhabirlik yapmıştı. El-Makdisi'nin ez-Zerkavi'ye 2004 yılında yazdığı mektupta, Peşaver'deki diğer bir cihat teorisyeni Ebu Velid el-Ensari'nin evinde birlikte kaldıkları vakit başlayan ikili arasındaki "uzun arkadaşlık"tan bahsedilmekteydi.
Sovyet güçlerinin çekilmesinin ardından devam eden çatışmalar esnasında, Gulbeddin Hikmetyar'ın Peştun kamplarında kaldı ve daha önce yaptığı muhabirliği bırakarak Celaluddin Hakkani'nin liderliğindeki savaşçılar arasına katıldı. Burada, el-Kaide'nin çeşitli askerî eğitim kamplarını ziyaret etti ve bunlar arasındaki en dikkate değer faaliyetlerini, silah kullanmayı da öğrendiği Seda Kampı'nda gerçekleştirdi. Bu kampta tanıştığı Salim bin Suveyd'i, 2002 yılında Laurence Foley suikastını gerçekleştirmesi amacıyla tutacaktı.
Yorumlar (0)
Görüşlerinizi Paylaşın
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!