Sanat Dünyasının Öncü İsmi
Belarus doğumlu Yahudi dışavurumcu ressam Chaïm Soutine, 13 Ocak 1893 tarihinde dünyaya gelmiştir. Soyut dışavurumculuğun selefi olarak kabul edilen Soutine, aynı zamanda Rembrandt ve Chardin gibi isimlerin öncülük ettiği Avrupa'nın geleneksel resimlerinin de yandaşı ve destekçisi olarak tanınmaktadır. On bir çocuklu bir terzinin onuncu evladı olan sanatçı, Minsk yakınlarındaki Smilavichy köyünde hayata gözlerini açmıştır.
Eğitim Yılları ve Paris'e Göç
Soutine, 1910 ile 1913 yılları arasında Vilnius'ta bulunan Vilna Güzel Sanatlar Akademisi'nde eğitim almıştır. 1913 yılında arkadaşları Pinchus Kremegne ve Michel Kikoine ile birlikte Fransa'ya göç eden sanatçı, Paris'teki Güzel Sanatlar Okulu'nda Fernand Cormon'un eğitmenliğinde eğitimine devam etmiş ve bu süreçte kendine özgü bir bakış açısı ile resim tekniği geliştirmiştir. Montparnasse bölgesindeki La Ruche'de kaldığı dönemde Amedeo Modigliani ile yakın arkadaşlık kurmuş, Modigliani sanatçının çok sayıda portresini yapmıştır. Bu portrelerin en meşhuru, 1917 yılında sanat tüccarı Léopold Zborowski'nin dairesinin kapısına yapılan eserdir. Zborowski, I. Dünya Savaşı boyunca Soutine'i desteklemiş ve Almanların Paris'i bombalaması sırasında onu da yanına alarak Nice'e kaçırmıştır.
Sanatsal Zirve ve Eserleri
1923 yılında Amerikalı koleksiyoncu Albert C. Barnes, Soutine'in stüdyosunu ziyaret ederek o gün altmış adet resmini satın almıştır. Sanatçı, bir gün stüdyosuna bir hayvan cesedinin gövdesini getirerek komşularını korkutmuş ve sonrasında bu gövdenin tablosunu çizmiştir. Komşuların pis koku nedeniyle polise şikayette bulunması üzerine Soutine'e hijyenin önemine dair ders verilmiştir. Şubat 2006 tarihinde sanatçının Sığırın Gövdesi isimli tablosu Londra'da ismi açıklanmayan bir alıcıya 7.8 milyon sterline satılmıştır. Soutine, en önemli eserlerini 1920 ile 1929 yılları arasında üretmiştir. Resimlerini çok nadir sergilemesine rağmen, 1937 yılında Paris'te düzenlenen Bağımsız Sanat Sergisi'nde yer almış ve bu serginin ardından büyük bir ressam olarak anılmaya başlanmıştır.
Hayatının Son Dönemi ve Vefatı
1937 yılındaki serginin ardından Fransa'nın Almanlar tarafından işgal edilmesiyle birlikte, bir Yahudi olan Soutine Gestapo'ya yakalanmamak için Paris'ten kaçmak zorunda kalmıştır. Oradan oraya savrulan, kimi zaman dışarıda ve ormanlarda yatarak günlerini geçiren sanatçının ülser rahatsızlığı bulunuyordu ve kanamaları oldukça artmıştı. Bulduğu emniyetli yeri terk etmek zorunda kalarak acil müdahale alabileceği Paris'e geri dönen Soutine, 9 Ağustos 1943 tarihinde ülser nedeniyle hayatını kaybetti ve Paris'teki Montparnasse Mezarlığı'na defnedildi. Sanatçının bilinen bazı çalışmaları arasında Ceret Manzarası (1919), Pastacı (1922), Cagnes-sur-Mer Sokağı (1923-1924), Sığırın Gövdesi (1925), Sinister Sokağı (1921) ve Rüzgarlı Sokak (1939) yer almaktadır.
Yorumlar (0)
Görüşlerinizi Paylaşın
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!