Abdurrahman Cahit Zarifoğlu (1 Temmuz 1940, Ankara - 7 Haziran 1987, İstanbul) Türk şair ve yazardır. Türk edebiyatında özellikle Yedi Güzel Adam şiiri ve aynı adı taşıyan edebi çevresiyle tanınır.
Cahit Zarifoğlu, modern Türk edebiyatında şiir, roman, öykü, deneme ve çocuk edebiyatı türlerinde eser vermiştir. Daha çok şair kimliğiyle tanınan Zarifoğlu'nun şiirleri, İkinci Yeni akımının etkilerini yansıtan, yoğun imge kullanımı ve soyut anlatımıyla karakterize edilir. Eserlerinde bireysel iç dünya ile inanç temaları bir arada yer alır. Çocuk edebiyatı alanındaki metinlerinde, "poetik çocuk dili" olarak tanımlanan ve hem çocuklara hem de yetişkinlerin çocukluk algılarına seslenen bir anlatım biçimi benimsenmiştir. Sultan gibi bazı şiirlerinde ise geleneksel İslami şiir türlerinden münacat ve şathiye unsurlarını modern şiir anlayışı içinde kullanmıştır.

Erken yaşam ve eğitim

Cahit Zarifoğlu, 1940 yılında Ankara'da doğdu. Baba tarafından Kafkasya kökenli olduğunu belirten Zarifoğlu, atalarının üç kardeş olarak Kahramanmaraş'a gelip yerleştiklerini ve soylarının "Zarif" adlı kardeşten geldiğini ifade etmiştir. Babası, hâkim olarak görev yapan Niyazi Bey; annesi ise Maraşlı Evliyazadeler ailesine mensup Şerife Hanım'dır. Okuma yazmayı, resim yapmayı ve Kur'an okumayı ilkokula başlamadan önce annesi, anneannesi ve mahalle hocalarından öğrendi.
İlkokula Şanlıurfa'nın Siverek ilçesinde başladı, 1951 yılında ise Kahramanmaraş'ta ilkokul eğitimini tamamladı. Babasının görevleri dolayısıyla çocukluğu Silvan, Baykan, Siirt, Siverek ve Kızılcahamam gibi farklı şehirlerde geçti. Lise öğrenimini, arkadaşlarından üç yıl sonra, 1961 yılında tamamladı.
Henüz öğrenciyken kısa bir süre Kahramanmaraş'ta vekil öğretmenlik yaptıktan sonra yerel bir gazetede çalışmaya başladı. İlk şiir ve denemeleri çeşitli gazete ve dergilerde yayımlandı. Lise yıllarında Rasim Özdenören, Alâeddin Özdenören, Erdem Bayazıt ve Mehmet Akif İnan gibi, ileride önemli edebî kimlikler kazanacak isimlerle arkadaşlık kurdu. Bu arkadaş grubu daha sonra "Yedi Güzel Adam" olarak anıldı ve Diriliş, Edebiyat ve Mavera dergileri etrafında bir edebi anlayış geliştirdi.
1956-1959 yılları arasında Yenilik, Yeni Ufuklar, Seçilmiş Hikâyeler, Türk Sanatı, Varlık, Yeditepe, Dost ve Pazar Postası gibi dönemin önde gelen edebiyat dergilerinde yazıları yayımlandı. Aynı dönemde, Maraş'ın Sesi gazetesinde sanat yazıları ve eleştiriler kaleme aldı.
Lise son sınıfta, uçma tutkusunun etkisiyle Eskişehir'de Türk Hava Kurumu'nun uçuş kurslarına gizlice katıldı. Bu eğitim sonunda Millî Model Uçak B Sertifikası almaya hak kazandı. Jet pilotu olmayı hedefleyen Zarifoğlu, sağlık sorunları nedeniyle bu hayalini gerçekleştiremedi.

Edebi kariyer ve çalışmaları

Gazetecilik alanında da faaliyet gösteren Zarifoğlu, çıkışına öncülük ettiği İnkılap gazetesinde haber ve köşe yazıları kaleme aldı; ayrıca gazetenin sanat sayfalarının hazırlanmasında görev aldı. Bu yazıların bir bölümü, 1980 yılında yayımlanan Yaşamak adlı günlük kitabında bir araya getirildi.
1961 yılında İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Alman Dili ve Edebiyatı Bölümü'ne kaydoldu. 1962 yılında, yalnızca bir sayı çıkan Açı dergisini yayımladı. Üniversite eğitimini maddi nedenlerden dolayı uzun bir sürede tamamlayarak, 1971 yılında mezun oldu.
1962 yılında Zarifoğlu, Paris'te bulunan Cemal Süreya'ya bir mektup göndererek İstanbul'a döndüğünde birlikte ev tutmayı teklif etti. Süreya bu mektuba cevap vermemiş olsa da, Zarifoğlu'nun ölümünden sonra yazdığı günlüğünde onu "iyi bir şair" olarak nitelemiş ve bu mektuptan da söz etmiştir.
1965 yılında, Rasim Özdenören'in sanat sayfasını yönettiği haftalık Yeni İstiklal gazetesinde düzenli olarak yazmaya başladı. Mart 1966'da yeniden yayımlanmaya başlayan Diriliş dergisinde şiirlerine yer verildi. Ayrıca Türk Dili, Soyut, Cemal Süreya'nın çıkardığı Papirüs ve Memet Fuat'ın yayımladığı Yeni Dergi gibi dönemin önde gelen edebiyat dergilerinde eserleri yayımlandı. "Abdurrahman Cem" ve "Cahit Zarifoğlu" imzalarıyla kaleme aldığı 13 şiir, 1967 yılında yayımlanan ilk kitabı İşaret Çocuklarında bir araya getirildi.
1966 yılında Diriliş dergisinde, İns adlı uzun hikâyesi ile bazı şiirleri yayımlandı. Bu hikâyesinde, dili ve benliği henüz oluşmamış bir insanın yaratılıştaki anlam arayışı teması işlenir.
1967 ve 1973 yıllarında Almanya'ya giderek Goethe Enstitüsü'nde Almanca dil eğitimi aldı. Avrupa'nın çeşitli ülkelerini otostopla gezdi. Kısa bir süre tercümanlık yaptı; 1969-1970 yılları arasında Hakimiyet gazetesinde teknik sekreter olarak görev aldı.
1969 yılından itibaren Edebiyat dergisinde yazmaya başladı. Şiir ve hikâyeleri, bu dergide yayımlandıktan sonra kitaplaştırıldı.
1972-1973 yıllarında İstanbul'da bir özel okulda Almanca öğretmenliği yaptı. 1973 yılında yedek subay olarak başladığı askerlik hizmetini, Tuzla, 1974'te Sarıkamış'ta ve 1975'te Kıbrıs Harekâtı'na katılarak tamamladı. Askerlik sonrası Makine Kimya Endüstrisi Kurumu'nda (MKE) memur olarak çalışmaya başladı.
1973 yılında yayımlanan Yedi Güzel Adam şiir kitabı, hem Zarifoğlu hem de arkadaşları için bir dönüm noktası oldu. Kitapta yer alan şiir, Rasim Özdenören, Alaeddin Özdenören, Erdem Bayazıt, Mehmet Akif İnan, Nuri Pakdil ve Sezai Karakoç gibi yakın dostlarını simgeler. Bu şiirle birlikte adı geçen edebî çevre, kamuoyunda Yedi Güzel Adam olarak anılmaya başladı. Nuri Pakdil'e göre, Yedi Güzel Adam arasında en "artist mizaçlı" kişi Zarifoğlu'dur.
1976 yılında, Erdem Beyazıt, Rasim ve Alaeddin Özdenören, Mehmet Akif İnan gibi isimlerle birlikte Mavera dergisini kurdu. Dergide şiirlerinin yanı sıra günlük, hikâye, senaryo ve "Okuyucularla" başlıklı yazıları yayımlandı. Aynı dönemde Akabe Yayınlarını da kurdu.
1976 yılında TRT'ye mütercim sekreter olarak atandı. Aynı yıl, Necip Fazıl Kısakürek aracılığıyla tanıştığı Berat Hanım ile evlendi. Berat Hanım, Van Müftüsü Kasım Arvasi'nin kızı ve Abdülhakim Arvasi'nin soyundandır. Düğünlerinde nikah şahitliği Necip Fazıl Kısakürek tarafından yapıldı. Bu evlilikten Fatma Betül, Ayşe Hicret, Ahmet ve Arife isimlerinde dört çocuğu dünyaya geldi. Çocuklarına anlatacağı masallar bulmakta zorlanınca çocuk kitapları yazmaya başladı. Ağaçkakanlar adlı kitabını büyük kızı Betül'e imzaladı.
1983 yılında TRT İstanbul Radyosu'na tayin edildi. İçine dönük kişiliği ve sanatla ilgisi nedeniyle lise yıllarından itibaren "Aristo" lakabıyla anıldı. Amatör olarak çizimle ilgilenmesi ve sanat tutkusundan dolayı Necip Fazıl Kısakürek tarafından "Artist" lakabı verildi. Bu lakap daha sonra Nuri Pakdil tarafından da kullanıldı.
Zarifoğlu, farklı dönemlerde Yeni Devir, Milli Gazete ve Zaman gazetelerinde; ayrıca İslam dergisinde yazılar kaleme aldı. Bu yazılarında "Ahmet Sağlam", "Abdurrahman Cem" ve "Vedat Can" gibi müstear adlar kullandı.
Ayrıca Gül Çocuk dergisinde de yazılar yayımladı. Son şiirleri Yedi İklim dergisinde yayımlandı.