Cüneyt Arkın, asıl adıyla Fahrettin Cüreklibatır (7 Eylül 1937, Eskişehir - 28 Haziran 2022, İstanbul), Türk hekim, oyuncu, senarist, yapımcı ve yönetmendir.
Arkın, 1963-2021 yılları arasında 330 sinema filmi, dizi ve tiyatro oyununda rol aldı. Yeşilçam'ın dört yapraklı yoncası Türkan Şoray, Fatma Girik, Hülya Koçyiğit ve Filiz Akın ile çevirdiği birçok aşk filminde jön olarak başrolü paylaştı. Arkın; Malkoçoğlu, Kara Murat ve Battal Gazi gibi birçok tarihî filmde "yenilmez kahramanı" ve toplumsal filmlerin "iyi kalpli", "yiğit direnişçisi", "yardımsever" ve "adaletli" karakterlerini canlandırdı. Aralarında Deli Şahin, Dünyayı Kurtaran Adam, Gırgır Ali ve Son Kahramanlar gibi birçok filmin senaristliğini ve yönetmenliğini üstlenen Arkın; Küskün Çiçek, Vatandaş Rıza ve Kartal Murat gibi filmlerin yapımcısı olarak yer aldı.
Medrano Sirki dahil birçok sirkte çalışan Arkın, binicilik ve karatede uzmanlaştı ve burada öğrendiği teknikleri sinemada kullandı. Dublör kullanmadığı için tehlikeli sahnelerde pek çok kez kemikleri kırıldı, omuriliği zedelendi ve sakatlandı. Şair ve yazar Cemal Süreya'ya göre Arkın, "İpekyolu'nun Superman'i" ve Fransız oyuncu Jean Marais'in Fantoma dizisindeki yansıması idi. Halit Refiğ için ise, "İlk filmlerinde Alain Delon, aksiyon filmlerde ise Avrupalılar ve kendi için Burt Lancaster'a benziyordu". İlk kez 1969 yılında İnsanlar Yaşadıkça filmi ile 6. Altın Portakal Film Festivali'nde En İyi Erkek Oyuncu Ödülü'ne layık görüldü. 1972 yılında Yaralı Kurt filmi ile Adana Altın Koza Film Festivali'nde En İyi Erkek Oyuncu Ödülünü kazandı. 2021 yılında sinema kategorisinde Cumhurbaşkanlığı Kültür ve Sanat Büyük Ödülü'ne değer görülen Arkın, 28 Haziran 2022 tarihinde İstanbul'da 84 yaşında öldü ve Zincirlikuyu Mezarlığı'na defnedildi.

İlk yılları ve eğitimi

Fahrettin Cüreklibatır, 7 Eylül 1937 tarihinde Eskişehir'in Karaçay köyünde doğdu. Babası Türk Kurtuluş Savaşı'na katılmış Hacı Yakup Cüreklibatır olan Fahrettin, yoksul bir ailede büyüdü. Lise öğrenimini Eskişehir Atatürk Lisesinde tamamladı. Buradaki sınıf arkadaşlarından birisi Yılmaz Büyükerşen'di. 1961 yılında İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesinden mezun oldu.
Cüreklibatır soyadı birleşik bir kelime olarak C/Y dönüşümüyle, Cürekli > Yürekli ve ikinci olarak Batur/Batır (bahadır, yiğit) sözcüklerinin birleşmesinden oluşmaktadır. İlk kelime mecazi anlamıyla dikkate alındığında "korkusuz yiğit" manasına sahiptir. Ses dönüşümleri, memleketi olan Eskişehir'deki Kırım-Tatar kökenli toplulukların dillerinden kaynaklanmaktadır. Gazeteci Vecdi Benderli, Cüneyt Gökçer'den Cüneyt; Ramazan Arkın'dan Arkın isimlerini alıp "Cüneyt Arkın" ismini yarattı ve Fahrettin Cüreklibatır artık Türk sinemasında bu isimle anıldı.

Sinema kariyeri

Memleketi Eskişehir'de, yedek subay olarak askerliğini yaparken, Göksel Arsoy'un başrol oynadığı 1963 yapım Şafak Bekçileri filminin çekimleri sırasında yönetmen Halit Refiğ'in dikkatini çekti. Askerliğini bitirdikten sonra Adana ve civarında doktorluk yaptı. 1963 yılında Artist dergisinin yarışmasında birinci oldu. Doktorluk kadrosu alamayan ve ekonomik zorluklar çeken Cüneyt Arkın, 1963'te Halit Refiğ'in teklifiyle sinema oyunculuğuna başlayarak iki yıl içinde en az otuz filmde oynadı.
1964 yılında oynadığı Gurbet Kuşları filminin finalindeki kavga sahnesi, Arkın'ın kariyerinde bir kırılma noktası oldu. Bir süre daha duygusal-romantik jön karakterlerini canlandırdıktan sonra yine Halit Refiğ'in önerisiyle aksiyon filmlerine yöneldi. Bu dönemde İstanbul'a gelen Medrano Sirki'nde altı ay süreyle akrobasi eğitimi aldı. Burada öğrendiklerini Malkoçoğlu ve Battalgazi serilerinde beyaz perdeye aktararak Türk sinemasına daha önce hiç örneği olmayan bir tarz getirdi. Kısa sürede avantür filmlerin en aranan oyuncusu hâline geldi. Romantik filmlerle başladığı sinema yaşantısını hareketli filmlerle sürdürse de birçok farklı türde karaktere can verdi. Kariyeri boyunca westernden komediye, macera filmlerinden toplumsal filmlere kadar değişik türde filmler çekti. Özellikle Maden (1978) ve Vatandaş Rıza (1979) filmleri, Cüneyt Arkın'ın kariyerinde özel bir yer kaplar.
12 Mart dönemi sırasında, 4. Altın Koza Film Festivali'nde (1972) jürinin ilk oylamasında Yılmaz Güney'i Baba filmindeki rolüyle en iyi erkek oyuncu seçilmesine rağmen daha sonra siyasi baskılarla Yılmaz Güney'in yerine, ilk oylamada Yaralı Kurt filmindeki performansıyla ikinci olan Cüneyt Arkın'ı en iyi erkek oyuncu seçti. Bu karara tepki gösteren Arkın ödülü reddetti. Cüneyt Arkın sinemasına ayrı bir renk getiren, yönetmenliğini Çetin İnanç'ın yaptığı 1982 tarihli Dünyayı Kurtaran Adam zamanla bir kült film hâline geldi. 1980'li yıllarda Ölüm Savaşçısı, Kavga, Sürgündeki Adam ve İki Başlı Dev gibi aksiyon filmlerinden sonra, 1990'lı yıllarda da polisiye dizilere yöneldi.
Cüneyt Arkın, binicilik ve karatede uzman sporcu unvanına sahiptir. Oyunculuğun yanı sıra televizyon izlenceleri sunmuş ve kısa bir süre gazetelerde sağlıkla ilgili köşe yazarlığı da yapmıştır. 2009 yılında omurgasındaki sinir sıkışmasından dolayı yaklaşık üç ay hastanede tedavi gördü.