Brigitte Anne-Marie Bardot (telaffuz: [bʁiʒit baʁˈdo]söylenişi; 28 Eylül 1934, Paris - 28 Aralık 2025, Saint-Tropez), BAFTA ödülüne aday gösterilmiş Fransız sinema oyuncusu, manken, şarkıcı ve hayvan hakları aktivistidir. En çok 1950'lerin ve 1960'ların kadın figürü olarak bilinir. Kadın bağımsızlığının ve cinsel özgürlüğünün sembolü olan Brigitte Bardot kariyeri boyunca birçok çocuk-kadın ve femme fatale rolde oynadı. Döneminin en büyük yönetmenleriyle çalıştı ve zarif bir hafifliğin yanında şehvet içeren rollerde oynamasıyla çabucak bir seks sembolüne dönüştü. 1969'dan beri ise Fransa'nın özgürlüğünü sembolize eden Marianne'nin resmi yüzüdür. Bardot'dan önce Marianne anonim bir olguydu.
Bardot oyunculuk kariyerinden önce Paris Konservatuvarı'nda eğitim almış bir balerindi. Oyunculuk kariyerine ise 1952 yılında başladı. 16 filmde rol aldıktan sonra o dönemde kocası olan Roger Vadim'in tartışmalı filmi olan Et Dieu... créa la femme (Türkçesi; Ve Allah Kadını Yarattı)'de rol aldı ve bu film Bardot'yu uluslararası bir üne kavuşturdu. Daha sonra 1963 yılında Bardot Jean-Luc Godard'ın Le Mépris filmindeki rolüyle de çok büyük bir başarı yakaladı. Bardot, Louis Malle'ın 1965 yapımı filmi Viva Maria! 'daki rolüyle BAFTA ödüllerine en iyi başrol kadın oyuncu dalında aday oldu ve Fransız entelektüel kesimin de ilgisini çekmeyi başardı. Bardot aynı zamanda Simone de Beauvoir'ın 1959 yılındaki "Lolita Sendromu" adlı denemesine konu oldu. Bu denemede Beauvoir, Bardot'yu "kadın tarihinin bir lokomotifi" olarak tanımladı ve varoluşçu temasının üstüne Bardot'yu II. Dünya Savaşı sonrası Fransa'sının ilk ve en özgür kadını ilan etti.
Bardot, 1973 yılında eğlence endüstrisinden emekli oldu. Şov dünyasındaki kariyeri boyunca Bardot 47 filmde başrol olarak ayrıca birçok müzikalde yer aldı ve 80 tane şarkı kaydetti. 1985'te Légion d'honneur'le ödüllendirildi ancak Bardot bu ödülü almayı reddetti. Emekliliğinden sonra Bardot kendini hayvan haklarını korumaya adadı. Bardot, 1990'lı yıllar süresince göç, Fransa'da Müslümanlık, ırk karışımı ve eşcinsellik gibi konularda siyasal düşünceleri ile sözünü sakınmayan bir kadın olarak bilindi.

İlk yılları

Brigitte Bardot (tam ismi Brigitte Anne-Marie Bardot) 28 Eylül 1934'te burjuvazi sınıfı bir ailede Paris'te doğdu. Babası Louis 'Pilou' Bardot bir mühendis ve aynı zamanda babası Charles Bardot 'dan ona kalan Bardot Fabrikaları'nın sahibiydi. Annesi Anne-Marie 'Toty' Mucel ise bir ev hanımıydı, kocası Pilou 'dan 16 yaş küçüktü ve 1933 yılında evlenmişlerdi. Bardot orta sınıf, katolik bir ailede büyüdü. Brigitte'in annesi Toty, Brigitte ve kız kardeşi Marie-Jeanne (doğum 5 Mayıs 1938)'i genç yaştan itibaren dansa yönlendirdi. Marie-Jeanne bir süre sonra dans dersleri almaktan vazgeçti, Brigitte ise bale kariyerine yoğunlaşmaya karar verdi.
1947 yılında Bardot Conservatoire de Paris'e kabul edildi ve 3 yıl boyunca Rus koreograf Boris Knyazev'den ders aldı. (Brigitte'in sınıf arkadaşlarından biri olan Leslie Caron Bardot'ya "Bichette" [Little Doe] lakabını taktı.)
Bardot, annesinin bir tanıdığının önerdiği moda gösterisinde mankenlik yapma teklifiyle 1949 yılında ilk mankenlik deneyimini kazandı. Aynı yıl içinde Bardot gazeteci Hélène Lazareff tarafından çıkarılan "Jardin des Modes" dergisine de mankenlik yaptı. 15 yaşında Bardot, Elle dergisinin 8 Mart 1950 tarihli yayınında derginin kapağında yer aldı. ve bu sayede genç yönetmen Roger Vadim tarafından fark edildi. Vadim'in derginin bir baskısını yönetmen ve senarist Marc Allégret'ye göstermesi sonucu, Allégret Bardot'ya "Les lauriers sont coupés" filminin seçmelerine katılma fırsatı verdi. Bardot'nun rolü almasına rağmen film iptal edildi, ama bu deneyim Bardot 'ya artık bir oyuncu olarak bakılmasına neden oldu. Ayrıca burada tanıştığı Vadim ile arkadaşlığı gelecek kariyerini birçok yönden etkiledi.

Sinemada ilk görünüşleri

Elle dergisinin kapağına çıktıktan sonra Bardot, yönetmen Jean Boyer’in Le Trou normand filminde Bourvil ile ufak bir rolde oynamayı kabul etti. Başlangıç olarak pek iyi olmayan bu rolü kabul etmesinde Boyer’in vereceği 200.000 frankın da rolü büyüktür. Bardot 1996’da yazdığı anılarında bu ilk çekim hakkındaki acı verici anılarını koruduğunu belirtmiştir ama bu film sırasında Willy Rozier Bardot ’ya ikinci rolünü yani Manina la fille sans voiles filminde oynamasını teklif etmiştir.
18 yaşında, Bardot’nun babası, ona uzun süredir birlikte olduğu Roger Vadim ile evlenmesi konusunda baskı uygular (o dönemde Fransa'da reşit olma yaşı 21'di). Bunun üzerine Bardot ile Vadim 21 Aralık 1952’de Passy kilisesinde evlenir.
1953’te Bardot daha sonradan menajeri olacak olan Olga Horstig ile tanışır. Anatole Litvak, Ukraynalı yönetmen, Bardot’ya Un acte d'amour filminde Kirk Douglas ile oynayacağı ufak bir rol teklif eder.
André Barsacq, Bardot’ya théâtre de l'Atelier ‘deki Jean Anouilh’in yazdığı L'Invitation au château oyununda yer alan Dany Robin’in oynadığı karakteri teklif eder. Daha sonra Bardot, öncesinde hiçbir tiyatro deneyimi olmamasına karşın, buradaki oyunculuğunu « rezalet » olarak tanımlayacaktır. Oyunun galasında dönemin en büyük eleştirmenleri de vardır. Bardot sahneye çıkmadan önce, Anouilh Bardot’ya çiçekler ve onların yanında bir kart gönderir; kartta « Endişelenmeyin, ben şanslıyımdır» yazılıdır. Ertesi gün Bardot Jean-Jacques Gautier’den iltifatlar alır ve eleştirmenlerin çoğu iyi şeyler yazmıştır.
Sacha Guitry, XV. Louis’nin bir gecelik metresi olan Mademoiselle de Rosille’i canlandıracak « pahalı olmayan » bir kadın komedyen aramaktadır. Ki bu rol Jean Marais tarafından tekrar yorumlanmıştır. Bardot’nun menajeri Brigitte’e Si Versailles m'était conté... ‘daki bu bir sahnelik rolü teklif eder ve Brigitte sevinçle bu teklifi kabul eder.
Genç oyuncu daha sonra arkadaşı Ursula Andress sayesinde bir iş teklifi aldığı Roma’ya gider. Andress birkaç sene sonra James Bond 007 contre Dr. No filmindeki rolüyle şöhreti yakalar. İtalya’da, Bardot bir Amerikan filmi olan ve Robert Wise ‘ın yönetmenliğini yaptığı Hélène de Troie ‘da Rossana Podesta ile karşılıklı oynayacağı bir rol elde eder. Daha sonra film hakkında « İngilizcem berbattı ve sahne korkum inanılmazdı. Parmak uçlarında rolümü ezberledim, ne dediğimi ben bile hatırlamıyorum, ama dediklerimi role benim seçilmiş olmamın getirdiği büyük bir güvenle söyledim » demiştir. Bardot, Roma’da bulunduğu sürede küçük bir İtalyan yapımı olan Haine, Amour et Trahison 'da da başrol olarak oynamış, daha sonra bu filmi « komik bir melodram » olarak nitelendirmiştir.
Fransa’ya döndükten sonra, menajeri Bardot’ya Michèle Morgan ve Gérard Philipe’in de rol aldığı bir René Clair filmi olan ‘’Les Grandes Manœuvres’’ ‘da bir rol teklif eder. Rolü fazla önemli bir rol değildir ama yine de Bardot kendi deyimiyle « çok iyi bir filmdeki ufak bir rolü, kötü bir filmdeki büyük role » tercih eder. Marc Allégret'nin yönettiği En effeuillant la marguerite gişelerde başarısızlıkla sonuçlandı. Bunun üzerine Bardot Les Week-ends de Néron filmi için Roma'ya geri döner. Bardot daha sonra yazdığı anılarında filmin çekimleri sırasında yaşanan garip bir olayı anlatır; filmdeki bir banyo sahnesinde süt yerine kullanılan amidon çözeltisi projeksiyonun ısısıyla kısa sürede yoğurda dönüşmüştür.