Ahmed Kemaleddin (1870; Acıbadem, Kadıköy, İstanbul – 13 Temmuz 1927; Ulus, Ankara), 20. yüzyılın başlarındaki çalışmalarıyla tanınan Türk mimar. Birinci Ulusal Mimarlık Akımı'nın Vedat Tek ile birlikte en önde gelen iki isminden biridir.

Dönemi ve arka plan

Doğduğu dönemde, Osmanlı mimarisinde Ampir üslup yerini giderek Eklektik (seçmeci) üslup olarak adlandırılan, farklı tarihsel üslupların aynı yapı içinde bir arada kullanılmasına dayanan anlayışa bırakmaktaydı. Aynı süreçte, Osmanlı Hassa Mimarlar Ocağı'nın kapanmasının üzerinden yaklaşık kırk yıl geçmiş; bu kurumun bıraktığı boşluk, Batı etkili yeni düzenlemeler ve kurumlarla doldurulmaya çalışılmıştır. İmparatorluğun çözülme sürecine girdiği bu dönemde, devlet bir yandan yeniden toparlanma çabası içindeyken diğer yandan mimarlık alanında müslüman olmayan azınlıklara ve yabancı mimarlara daha fazla iş imkânı tanımıştır. Bu durum, mimarlık ortamında gayrimüslimlerin etkinliğinin artmasına yol açmıştır. Yurt dışından gelen mimarlar ise kendi ülkelerindeki mimari anlayışları, tasavvur ettikleri Osmanlı mimarisi ile birleştirerek eserler üretmiş; ancak bu üretimler, Osmanlı mimarisinde tarihsel süreklilikten ziyade çok sesli ve parçalı bir görünümün ortaya çıkmasına neden olmuştur.

Çocukluk ve gençliği

Ahmed Kemaleddin, bu dönüşüm sürecinde, 1870 yılında orta sınıfa mensup bir ailenin tek çocuğu olarak İstanbul'un Acıbadem semtinde dünyaya geldi. Babası Bahriye miralaylarından Ali Bey, annesi Sadberk Hanım'dır. İlköğrenimine 1875'te İbrahim Ağa İbtidai Mektebi'nde başladı. Ortaöğrenimini 1881'de babasının görevi dolayısıyla gittikleri Girit'te sürdürdü; bir süre sonra ailesiyle birlikte İstanbul'a döndüler ve orta öğrenimini burada Numune-i Terakki'de (İstanbul Erkek Lisesi) bitirdi. Bu sırada mühendisliğe ilgi duymaya başladı ve 1887'de 17 yaşındayken Hendese-i Mülkiye Mektebi'ne (İstanbul Teknik Üniversitesi) kaydoldu.