Eric Satie, (Tam adı Éric Alfred Leslie Satie; 17 Mayıs 1866, Honfleur, Fransa – 1 Temmuz 1925, Paris, Fransa) 20. yüzyılın başlarında yaşamış Fransız besteci ve piyanisttir. Eserleri çağdaş caz ve popüler müziği önemli ölçüde etkiledi.
Solo piyano için 1888'de bestelenmiş üç Gymnopédies özellikle yeni nesil tarafından tanınmaktadır ve ilki en popüler olanıdır. Bu eserlerin "basitliği", onları yeni başlayanlar için popüler bir eser hâline getirmektedir.
Genel olarak Satie'nin eserlerinin çoğu, neredeyse aşırı vurgulanmış bir sadelik ve netlikle münhasır parçalardır. Bu eserlerin aksine, diğer beste ve deneysel çalışmaları da açıkça erken dönem Dadaizm'den etkilenmiştir.

Hayatı

Erik Satie, sigorta mümessili Normandiyalı Jules-Alfred Satie (1842-1903) ile eşi İskoç Jane-Leslie Anton'un (1838-1872) iki dilli ve Anglikan kilisesine mensup İskoç bir aileden gelen dört çocuğunun en büyüğüydü. Erik, dört yaşındayken aile Paris'e taşındı ve burada sigorta mümessilliğinin yanı sıra bir tercüme yazıhanesi ve daha sonra küçük bir müzik yayınevi işletti. 1871 yılında en küçük kız kardeşi Diane'in, bir yıl sonra da annesinin ölümünden sonra, altı yaşındaki Erik, küçük erkek kardeşi Conrad ile birlikte babasının ailesiyle birlikte yaşamak için Honfleur'e geri döndü. Büyükanne, çocukların Katolik olmasını şart koştu ve bu da Satie'nin 1874'ten itibaren ilk müzik derslerini aldığı Saint-Léonard Kilisesi'nin orgcusu ve koro şefi Gustave Vinot ile tanışmasına vesile oldu. Burada Gregoryen ilahilerinin yanı sıra Vinot'nun yerel şenlikler için bestelediği şarkıların neşesiyle de tanıştı ve bunlar Satie'nin müzik hayatındaki ilk etkiler oldu.
1878 yılında, Satie on iki yaşındayken babaannesi banyo yaparken boğuldu ve babası iki oğlu ile Paris'e geri döndü. Kısa bir süre sonra, baba Satie kendisinden on yaş büyük, konser piyanisti, besteci ve hırslı bir müzik öğretmeni olan Eugénie Barnetche ile evlendi. Barnetche, Erik'in yeteneğinin farkına vararak onu 1879'da kendisinin de mezun olduğu Paris Konservatuvarı'na yazdırdı. Ancak Satie'nin motivasyon eksikliği ve artan hayal kırıklığı, iki buçuk yıl sonra okulu bırakmasına neden oldu.
Satie, Norman kökenlerini vurgulamayı severdi, hatta sonraki yıllarda Arcueil'de bir Norman Grubu kurdu. Kökenlerini vurgulamak için doğum adı olan Eric'in yazılışını İskandinav dilleri'nde "her şeye gücü yeten" anlamına gelen Erik olarak değiştirdi. 1884'te beste yapmaya başladı. İlk parça, bir fragman olarak günümüze ulaşan Allegro'dur. İlk eserleri, anne ve babasının yazdığı şansonları da yayınlayan babasının yayınevi tarafından basıldı. Satie bazı eserlerini kendisi yayımlamıştır. Sonraki yıllarda, diğerlerinin yanı sıra, Ogives (1886), üç Sarabandes (1887) ve tanınmış piyano parçaları Gymnopédies (1888) bestelerinin yanı sıra, Satie'nin Claude Debussy ve diğer sanatçılarla birlikte birkaç yıl boyunca üyesi olduğu Joséphin Péladan tarafından kurulan gizli bir Rosicrucians topluluğu için Trois Sonneries de la Rose+Croix müziğini yazdı.
Sivil hayata dönünce, dönemin mizahçı, ressam ve empresyonistlerinin buluşma noktası olan evinin yakınındaki Le Chat Noir kabaresininin üyesi oldu. 1888'de piyano için Trois Gymnopédies adlı eserini besteledi. Bu eserde arkadaşı J. P. Contamine de Latour'un bir şiirinden esinlendi. Bir sene sonra Paris Büyük Sergisi'nde duyduğu Rumen pop müziği ve Endonezya vurmalı çalgılar topluluğu'nun yaptığı müzikten etkilenerek Gnossiennes üzerinde çalıştı. 1891'de bir kabarede ikinci piyanist olarak çalışmaya başladı ve burada besteci Claude Debussy ile tanıştı. Bir yanlış anlaşma yüzünden 1916'da dostlukları bozuluncaya kadar çok iyi arkadaş idiler.

Mistik uğraşlar

Aynı yıl bir Katolik tapınağında mistik bir organizasyonun yöneticisi olan Josephin Pelodin ile tanıştı; onun takipçisi ve daha sonra da şapelin yöneticisi oldu. Trois Prélude du Fils des étoiles ve Le Sonneries de la Rose-Croix eserlerini bu mistik havanın etkisi ile yazdı. 2 yıl sonra ustası ile anlaşmazlığa düştü ve özgürlüğünü ilan ederek gruptan ayrıldı.