Adolf Hurwitz (Almanca telaffuz: [ˈaːdɔlf ˈhʊʁvɪts]; 26 Mart 1859 - 18 Kasım 1919), cebir, analiz, geometri ve sayı teorisi üzerine çalışmalar yürütmüş Yahudi kökenli Alman matematikçiydi.

İlk yılları

Hurwitz, 1859'da o zamanlar Hannover Krallığı'nın bir paraçsı olan Hildesheim'da, Aşkenazi Yahudi bir ailenin çocuğu olarak dünyaya geldi. Babası Salomon Hurwitz, zengin olmayan bir tüccardı. Annesi Elise Wertheimer ise, Adolf henüz 3 yaşındayken ölmüştü. Ailesinin tuttuğu kayıtlar Adolf'un kardeşleri ve kuzenleri olduğunu gösteriyor, fakat 1890'larda sürekli kesirler için aritmetik bir teori geliştirdiği arada kitabında bahsettiği ağabeyi Julius dışında diğerleri henüz doğrulanmadı.
1868'de Hurwitz, Hildesheim'da Gymnasium Andreanum'girdi. Orada Hermann Schubert tarafından kendisine matematik öğretildi. Schubert, Hurwitz'in babasını üniversiteye gitmesine izin vermeye ikna etti ve Hurwitz'in Münih'te Felix Klein ile birlikte çalışması için düzenleme yaptı. Salomon Hurwitz, oğlunu üniversiteye göndermeyi göze alamazdı, ancak arkadaşı Bay Edwards maddi olarak yardım etti.

Kariyeri

Hurwitz 18 yaşında, 1877'de Münih Üniversitesi'ne girdi. Orada bir yılını Klein'ın derslerine katılarak geçirdi ve 1877-1878 akademik yılını Kummer, Weierstrass ve Kronecker'in derslerine katılarak geçireceği Berlin Üniversitesi'nde geçmeden hemen önce Münih'e gitti.
Ekim 1880'de, Felix Klein Leipzig Üniversitesi'ne geçti. Hurwitz onu orada takip etti ve Klein'ın yönetimindeki bir doktora öğrencisi oldu. 1881'de eliptik modüler fonksiyonlar üzerine bir tez yazdı ve bitirdi. Göttingen Üniversitesi'nde iki yıl geçirdikten sonra, 1884'te Königsberg'deki Albertus Universität'ta "Olağanüstü Profesör" olmaya davet edildi; orada genç David Hilbert ve Hermann Minkowski ile karşılaştı. Frobenius'un ayrılmasının ardından Hurwitz, 1892'de Eidgenössische Polytechnikum Zürich'te (günümüzde ETH Zürih) bir sandalye aldı (kısa bir süre sonra Göttingen'deki bir pozisyonu geri çevirmek zorunda kaldı) ve hayatının geri kalanında orada kaldı.
Hurwitz, Zürih'te geçirdiği süre boyunca öğrencilik çağlarında sıkça muzdarip olduğu hastalığı, tifoya tekrar yakalandı. Şiddetli migrenden yüzünden de çokça kariyerinden uzak kaldı ve ardından 1905'te, böbrekleri iyice sağlığını kaybetti.