Osmanlı Siyasetinde Köklü Değişim
Osmanlı İmparatorluğu'nun 35. padişahı ve 114. İslam halifesi olan V. Mehmed Reşad, zorlu bir siyasi atmosferde tahta çıkmıştı. 31 Mart Vakası sonrasında İttihat ve Terakki Cemiyeti'nin desteğiyle 1909 yılında yönetimi devralan Padişah, saltanatı süresince devlet işlerinde daha çok Enver Paşa, Talat Paşa ve Cemal Paşa gibi figürlerin gölgesinde kalmıştır. Hatta bu pasif yönetimi sebebiyle dönemin bürokrasisinde ve halk arasında kendisine Dolmabahçe Noteri yakıştırması yapılmıştır.
Meclis-i Mebusan'ın Feshi
İmparatorluğun hassas dengelerle yönetildiği bu dönemde, Padişah Sultan Reşad kritik bir karar alarak Meclis-i Mebusan'ı feshetme yoluna gitmiştir. Bu kararın ardından Osmanlı Meclisi, 14 Mayıs 1914 tarihine kadar bir daha toplanamamıştır. Bu süreç, İttihat ve Terakki Fırkası'nın devlet üzerindeki etkisini pekiştirdiği ve meclis iradesinin askıya alındığı uzun bir sessizlik dönemine işaret etmiştir.
Sultan Reşad'ın Saltanat Yılları ve İcraatları
II. Abdülhamid döneminde uzun yıllar Dolmabahçe Sarayı'nda kapalı bir hayat süren Sultan Reşad, tahta çıktığında halkın büyük bir sevgisiyle karşılaşmıştı. Kılıç alayı sonrası gerçekleştirdiği Eyüp ziyareti ve halkı güler yüzle selamlaması büyük yankı uyandırmıştı. Bununla birlikte, döneminde yaşanan Arnavut İsyanı, Girit meselesi ve art arda gelen saray yangınları gibi olaylar, İmparatorluğun siyasi istikrarsızlığını gözler önüne sermiştir. 1911 yılındaki Rumeli gezisi ve Kosova'da Sultan Murad türbesindeki hatıralar, saltanatının sembolik anları arasında yer almıştır.
Yorumlar (0)
Görüşlerinizi Paylaşın
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!