Ruhullah Humeyni (doğum adıyla Ruhullah Mustafavî Musevî, Farsça: سید روح‌الله خمینی‎, 22 Eylül 1902, Humeyn - 3 Haziran 1989, Tahran), İranlı siyasetçi ve Şii din adamı. Ayetullah Humeyni olarak da anılır. İran İslam Devrimi'nin siyasi ve ruhani lideriydi. Muhammed Rıza Pehlevi rejimine son verip İslam Cumhuriyeti'ni kurdu ve devrimden sonraki tüm dinî ve siyasi yetkileri elinde tuttu.
Günümüzde İran’ın Merkezi eyaletinde bulunan Humeyn’de doğdu. Babası, Humeyni iki yaşındayken öldürüldü. Küçük yaşlardan itibaren akrabalarının desteğiyle Kur’an ve Arapça öğrenimine başladı. On İki İmamcı Şiilik içinde yüksek dereceli bir din âlimi oldu; ayetullah, merci-i taklit (marja‘), müctehid, fakih ve hafız (fıkıh uzmanı) unvanlarını aldı ve 40’tan fazla kitap kaleme aldı. Beyaz Devrim’e karşı çıkışı sonucunda 1964’te devlet kararıyla Bursa’ya sürgün edildi. Yaklaşık bir yıl sonra Necef’e geçti. Burada dile getirdiği ve Velâyet-i Fakih (Fakihin Velâyeti) olarak bilinen dinî-siyasal teorisini açıkladığı konuşmalar daha sonra Ḥokūmat-i Eslāmī (İslam Hükûmeti) adlı kitapta derlendi.
Destekçileri onu İslami dirilişin, bağımsızlığın, anti-emperyalizmin ve İran’da yabancı etkiye karşı direnişin savunucusu olarak görür. Buna karşılık, Batı karşıtı ve antisemitik söylemleri; anti-demokratik uygulamaları; 1988’de binlerce İranlı siyasi mahkûmun infazı dâhil olmak üzere insan hakları ihlalleri; ayrıca İran–Irak Savaşı sırasında insan dalgası saldırılarında çocuk askerlerin yoğun biçimde kullanılması nedeniyle eleştirilmiştir.

Ailesi

Varlıklı bir ailenin çocuğu olarak 1902 yılında İran'ın Humeyn şehrinde dünyaya geldi. Doğumundan kısa süre sonra babası öldürülen Humeyni, annesini de 15 yaşındayken kaybetti. Humeyni'nin ailesi uzun yıllar dinî ulema geleneğine sahip bir ailedir. Ehlibeytin yedinci imamı olan İmam Musa el-Kâzım'ın torunları olan ataları, 18. yüzyılın sonlarında, asıl vatanları olan Nişabur'dan Kuzey Hindistan'ın Lucknow bölgesine göç etmişlerdi. Kintur isimli küçük bir kasabaya yerleşerek kendilerini bölgenin Şii nüfusuna yönelik dinî eğitim ve öğretim çalışmalarına adadılar. Ailenin en meşhur üyelerinden birisi Mir Hamid Hüseyin'dir. Humeyni'nin Mir Hamidle aynı dönemde yaşamış olan dedesi Seyyid Ahmed, Ali'nin Necef'teki türbesine hac ziyaretinde bulunmak maksadıyla 19. yüzyılın ortalarında Lucknow'dan (ya da Keşmir) ayrıldı. Necef'te Yusuf Han diye biriyle tanıştı ve onun daveti ile Humeyn'e yerleşmeye karar verdi. Kısa bir süre sonra Yusuf Han'ın kızlarından biriyle evlendi. Evliliklerinden Sahibe isimli bir kız ve Seyyid Mustafa Hindî isimli bir erkek çocukları dünyayaya gelmiştir. Humeyni'nin babası olan Seyyid Mustafa dinî eğitimine İsfahan'daki Mir Muhammed Taki Müderrisi ile başlamış, daha sonra dönemin Şii otoritelerinden Mirza Hasan Şirazi rehberliğinde Necef ve Samara'da devam etmiştir.

Gençliği

Beş aylıkken babası yerel bir toprak ağasının buyruğuyla öldürüldü. On beş yaşındayken annesi ve halası ölünce kimsesiz kaldı. 1920'de İslami ilimler üzerine eğitim almak için gittiği Arak kentinde Şeyh Abdülkerim Hairi'nin öğrencisi oldu. 1922'de Kum kentine yerleşti. 1930'da, doğduğu kentin anısına Humeyni soyadını aldı. Felsefe, mantık, kelâm, fıkıh, irfan ve öteki İslam ilimleriyle ilgili çok sayıda yapıt kaleme aldı. 1929'da Betül Sakafi ile evlendi. Evlendiğinde kendisi 27, Betül Sakafi 15 yaşındaydı. Yedi çocukları oldu, bunlardan ikisi öldü.