Jean-Martin Charcot ve Tıbba Adım Atış
1825 yılında Fransa'nın başkenti Paris'te dünyaya gelen Jean-Martin Charcot, kariyerinin ilk yıllarında yetenekli bir ressamdı. Ancak bu sanat tutkusunu bastırarak tıp eğitimi almaya karar verdi ve 1848 yılında tıp fakültesinden mezun oldu. Mezuniyetinin ardından, o dönem kadın akıl hastalarının tedavisinin gerçekleştirildiği Salpetriere Hastanesi'nde stajyer hekim olarak göreve başladı. Nöroloji alanına ilgi duyması, dönemin ünlü nöroloğu Duchenne sayesinde gerçekleşti. Duchenne'nin destekleriyle birlikte Salpetriere'de nöroloji bölümünün başına getirildi.
Salpetriere Hastanesi ve Bilimsel Kariyer
Charcot, görev yaptığı bu hastanenin dönemin en büyük nöropatoloji laboratuvarı haline gelmesini sağladı. Hastalarına, bir uzmanın objektif gözüyle incelenmesi ve ölçülmesi gereken patolojik örnekler gibi yaklaştı. 1872 yılında Paris Üniversitesi'nde patolojik anatomi profesörü olması kariyerinde çok önemli bir dönüm noktası oldu. Bu unvanla öğrenciler için kadavra ve örnekler sunarak tüm organların hastalıklarını anlattı. Geleceğin ünlü doktorları arasında yer alacak olan Sigmund Freud, Charles Babinski ve Gilles de la Tourette gibi isimler onun öğrencileri arasında bulundu. 1870 ve 1890 yılları arasında artık sadece klinik bir araştırmacı değil, nöroloji dünyasında tanınan ve saygı duyulan bir hoca konumuna geldi. 1882 yılında Salpetriere'de nöroloji dalında profesörlük unvanı ilk kez Charcot'a verildi. Fransızcanın yanı sıra İngilizce, Almanca, İtalyanca ve İspanyolca bilen Charcot, 1868 yılında zengin bir kadın olan Madam Durvis ile evlendi ve Jean ile Baptiste adında iki çocuk sahibi oldu. Bilim insanı, bir tatil gezisi sırasındayken 16 Ağustos 1893 tarihinde 68 yaşında akciğer ödemi nedeniyle hayatını kaybetti.
Nörolojiye ve Psikanalize Katkıları
Charcot, psikanalizin kurucusu Sigmund Freud'un hocalığını üstlenmiş ve ona psikanaliz üzerine ilham vermiştir. Aynı zamanda histeride ilk hipnozu kullanan kişidir. 1865 yılında dejeneratif bir sinir sistemi hastalığı olan Amyotrophic lateral sclerosis rahatsızlığını tanımladı ve bu rahatsızlık Charcot hastalığı olarak da anılmaya başlandı. 1886 yılında ise öğrencisi Marie ile birlikte Charcot-Marie-Tooth hastalığını ortaya koydu. Diğer önemli başarıları arasında beynin vasküler beslenmesini açıklamak, Parkinson hastalığındaki titremeleri farklılaştırmak, Multipl sklerozlu (MS) hastalar ile epilepsiyi histeriden ayırt etmek yer alır. Ayrıca hastalarının tedavisi için rehabilitasyon klinikleri düzenleyen ilk doktorlardan biridir ve sağ üst kadran ağrısı olan akut kolanjit tanısı için Biliyer Triad olarak bilinen triad formülünü geliştirerek sarılık tanısına katkı sağladı. Hipnoz ve histeriyi araştıran Charcot'a göre histeri kalıtsal bir sinir hastalığıdır. Hipnoz altında görüntülenen spazmları ve patlamaları histerinin özellikleri olarak açıklamış, nörolojiden ödünç aldığı metodik açıklamaları uygulayarak büyük histerik saldırıların evrensel kurallarını ortaya koymayı amaçlamıştır.
Yorumlar (0)
Görüşlerinizi Paylaşın
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!