Georgia Totto O'Keeffe (15 Kasım 1887 – 6 Mart 1986) Amerikalı ressam. Yakın plan ve büyük boyutlu çiçek tabloları, New York gökdelenleri tabloları ve New Mexico manzara resimleri ile bilinir. O'Keeffe, "Amerikan modernizminin anası" olarak anılır.
O'Keeffe 1905'te, formal sanat eğitimine Chicago Sanat Enstitüsü Okulu'nda başladı. Sonrasında New York Sanat Öğrencileri Birliği'ne devam etti ancak müfredatın doğayı kopyalamak üzerine kurulu olmasından dolayı kendini kısıtlanmış hissetmeye başladı. 1908'de eğitimi için gerekli maddi kaynağı bulamayınca iki yıl boyunca reklam illüstratörü olarak çalıştı. 1911 ve 1918 yılları arasında Virginia, Teksas ve Güney Karolina'da öğretmenlik yaptı. Bu dönemde, 1912 ile 1914 yılları arasında yazları sanat dersleri aldı. Bu çalışmaları sırasında, konu aldığı şeylerin kopyalarını ya da benzerleri çizmek yerine, onları kendi tarzında, kendi yorumuyla resmetmeyi benimsemiş olan Arthur Wesley Dow'un fikirlerini ve sanat felsefesini öğrendi. Bu sayede O'Keeffe'nin sanata yaklaşımı değişti. Bunun etkileri ressamın erken dönem suluboya resimlerinden olan Virginia Üniversitesi resimleri ve daha da belirgin şekilde gittikçe soyutlaşan 1915 tarihli karakalem çizimlerinde görüldü. O'Keeffe 1914 ile 1915 yıllarında Columbia Üniversitesi Öğretmenler Okulu'nda eğitimine devam etti ve ders verdi. Sanat taciri ve fotoğrafçı olan Alfred Stieglitz 1917'de ressamın eserlerinden oluşan bir sergi düzenledi.
Ressam 1918'de Stieglitz'in isteğiyle New York'a taşındı ve profesyonel olarak resim yapmaya başladı. İkilinin mesleki ilişkisi zamanla birlikteliğe dönüşünce 1924'te evlendiler. O'Keeffe'nin üzerinde çalıştığı birçok farklı soyut sanat formu arasında, yakın plan çiçek resimlerinde oluşan ve kadın cinsel oranını temsil ettiği şeklinde yorumlanan Kana Çiçeği serisi de vardı. Bu yorumun bir kaynağı da, Stieglitz'in çektiği ve sergilediği nü O'Keeffe fotoğraflarıydı. Çift 1929'a kadar New York'ta birlikte yaşadılar. Sonrasında O'Keeffe yılın bir bölümünü ülkenin güneybatısında geçirmeye başladı. Bu dönemde New Mexico manzara resimlerinin yanı sıra hayvan kafataslarını işlediği Kırmızı, Beyaz ve Mavi ve Ram's Head White Hollyhock and Little Hills gibi eserler verdi. Stieglitz'in 1946'daki ölümünün ardından O'Keeffe kalıcı olarak New Mexico'ya yerleşti ve bugün Georgia O'Keeffe Home and Studio adı altında müze olan Abiquiú'daki stüdyosunda yaşadı. Ressam yaşamının son yıllarında Santa Fe'ye taşındı. Ölümünün ardından Santa Fe'de Georgia O'Keeffe Museum açıldı.
O'Keeffe'nin 1932 tarihli Tatula tablosu 2014'te 44,4 milyon dolara satıldı. Bu tutar o zamana kadarki kadın ressamlara ait en pahalı eserin satış fiyatının üç katından fazlaydı.
İlk yılları
Georgia O'Keeffe 15 Kasım 1887'de Wisconsin'deki Sun Prairie kasabasında bir çiftlikte doğdu. Ebeveynleri Francis Calyxtus O'Keeffe ve Ida (Totto) O'Keeffe bir mandıra işletiyordu. Babası İrlanda kökenliydi. Georgia'ya adı verilen anne tarafından dedesi George Victor Totto ise 1848'de ABD'ye yerleşen bir Macar kontuydu. Georgia yedi çocuğun ikincisiydi. İlk öğrenimini Sun Prairie'deki Town Hall School'da aldı. On yaşındayken ressam olmaya karar vererek kız kardeşleri Ida ve Anita ile birlikte yerel bir suluboya ressamı olan Sara Mann'dan resim dersleri aldı. O'Keeffe orta öğretimini 1901 ile 1902 yıllarında yatılı olarak Madison, Wisconsin'deki Sacred Heart Academy'de aldı. 1902'nin sonlarına doğru, Williamsburg, Virginia'daki Peacock Hill'e taşınan ailesinin yanına geçti. Ailenin taşınma sebebi, O'Keeffe'nin babasının Virginia'daki inşaat pazarındaki ihtiyacı karşılamak amacıyla rustik görünümlü çimento bloğu üretimi işine girmesiydi, ancak beklediği talep gerçekleşmedi. O'Keeffe Madison Central High School'a başlayınca yeniden Wisconsin'e döndü ve teyzesiyle yaşamaya başladı. Ardından yatılı olarak Chatham Episcopal Institute'a geçti ve buradan 1905'te mezun oldu.
O'Keeffe, West Texas State Normal College'ın sanat bölümünün başkanlığını yaptığı ve burada eğitim verdiği dönemde aynı zamanda annesinin isteğiyle kız kardeşi Claudia'ya destek oldu. 1917'da erkek kardeşi Alexis'i, I. Dünya Savaşı için Avrupa'ya gönderileden önce Texas'taki bir askeri üste ziyaret etti. Savaş konusunda hissettiği tedirginliği ve bunalımı gösteren The Flag isimli resmini bu ziyaret sırasında yaptı.
Eğitimi ve kariyerinin ilk dönemleri
O'Keeffe 1905'ten 1906'ya kadar Chicago Sanat Enstitüsü Okulu'nda eğitim alarak John Vanderpoel ile çalıştı ve sınıfının başarılı öğrencileri arasında yer aldı. Ancak tifoya yakalanınca eğitimine bir sene ara vermek zorunda kaldı. 1907'de New York Sanat Öğrencileri Birliği'ne girerek William Merritt Chase, Kenyon Cox ve F. Luis Mora'dan eğitim aldı. 1908'de birlik tarafından verilen William Merritt Chase natürmort ödülünü Bakır Tencereli Ölü Tavşan isimli yağlıboya tablosuyla kazandı. Ödül, birliğin New York'taki Lake George'da düzenlediği açık hava yaz okuluna katılmak için burstu. O'Keeffe New York'taki eğitimi sırasında şehirdeki sanat galerilerini dolaşıyordu. Bunlardan biri de, ressamın gelecekteki eşi fotoğrafçı Alfred Stieglitz'in de sahipleri arasında bulunduğu 291'di. Bu galeri ABD ve Avrupa'dan avangart sanatçıları ve fotoğrafçıları destekliyordu.
1908'de O'Keeffe, eğitimini sürdürecek finansal kaynaklardan yoksun kaldı. Babası iflas etmişti ve annesi ciddi bir tüberküloz geçiriyordu. Öte yandan, sanat eğitiminin taklitçi bir yaklaşım sergilediğini düşündüğü için ressam olma hevesini kaybetmişti. Chicago'da reklam çizeri olarak iş buldu ve kızamık salgınında yakalandığı hastalıktan iyileşmek üzere Virginia'ya döndüğü 1910'a kadar bu işte çalıştı. Dört yıl boyunca resim yapmadı ve sebep olarak terebentin kokusunun kendisini rahatsız ettiğini öne sürdü. 1911'de sanat eğitmeni olarak çalışmaya başladı. Bu dönemde, daha önce eğitim gördüğü Virginia Chatham Episcopal Institute'ta da görev aldı.
1912'de Virginia Üniversitesi'nde katıldığı yaz sanat okulunda, Columbia Üniversitesi Öğretmenler Okulu'nda öğretim görevlisi olan Alon Bement'in derslerine girdi. Bu dersler sırasında, eğitmenin iş arkadaşlarından biri olan Arthur Wesley Dow'un yenilikçi fikirlerinden haberdar oldu. Dow'un sanat anlayışı, tasarım ve kompozisyon konularında Japon sanatının etkisiyle şekillenmişti. O'Keeffe soyut kompozisyonlar denemeye ve realizmden uzaklaşarak kendi stilini oluşturmaya bu dönemde başladı. 1912 ile 1916 yılları arasında Amarillo, Teksas'taki kamu okullarında sanat dersleri verdi ve yazları da Bement'in asistanlığını yaptı. Virginia Üniversitesi'ndeki yaz derslerine iki sene daha devam etti. Ayrıca 1914 ilkbaharında Columbia Üniversitesi Öğretmenler Okulu'nda Dow'un derslerine katıldı ve bu sırada sanat üretim süreci konusundaki fikirlerini Dow'un etkisinde geliştirdi. Virginia Üniversitesi'nde özellikle Dow'un fikirlerini öğrendiği eğitimler, O'Keeffe'nin sanatçı olarak gelişiminde dönüm noktası oldu. Ressamın bu kişisel gelişimi, ilerleyen yıllarda ortaya çıkacak olan Amerikan modernizmi akımını şekillendirdi.
1915 sonlarında Columbia College'da ders verdiği sırada, kişisel hislerinden ilham alan oldukça yenilikçi bir dizi soyut karakalem çizimi yaptı. 1916 başlarında O'Keeffe New York'ta Columbia Üniversitesi Öğretmenler Okulu'ndaydı. Karakalem resimlerini Öğretmenler Okulu'ndaki eski sınıf arkadaşlarından biri olan Anita Pollitzer'a gönderdi. Pollitzer bu çizimleri 291'de Alfred Stieglitz'e gösterdi. Çizimleri "291'e uzun zamandır giren en saf, güzel ve içten şeyler" olarak tanımlayan Stieglitz bunları sergilemek istediğini söyledi. Aynı yılın Nisan ayında Stieglitz, O'Keeffe'nin on çizimini 291'de sergiledi.
1916 başlarında Columbia Üniversitesi'nde aldığı dersler ve o yaz da Bement'in asistanı olarak çalışması sonrasında, 1916 sonbaharında Canyon, Texas'taki West Texas State Normal College'ta sanat bölüm başkanı oldu. Burada gerçekleştirdiği doğa yürüyüşleri sırasında geniş manzaraları resmettiği suluboya resimler yapmaya başladı. Bunların arasında Palo Duro Kanyonu'nu çizdiği resim serisi de vardı. O'Keeffe bu dönemde izlemeyi sevdiği gündoğumu ve günbatımı manzaraları sayesinde yoğun ve gece tonlu renkleri kullanmaya başladı. Yine aynı dönemde, daha önce Güney Carolina'dayken başlattığı, en kişisel hislerinden yola çıkan tablolar yapma denemelerini devam ettirdi. Bu çalışmalarında önceden eskizler hazırlamak yerine doğrudan tablolarını yapmayı tercih etti. Hislerini tam anlamıyla yansıtabildiğini düşündüğü Ovalar Aydınlanırken No.I (1917) isimli resmini yapana kadar denemelerini sürdürdü. Yazar Sharyn Rohlfsen Udall'a göre O'Keeffe bu resimde "mavi ve yeşil renkleri neredeyse belirsiz ton geçişleriyle karıştırmak suretiyle Texas ufkunda ışığın titreşimlerini yakalayarak, anıtsal bir manzarayı basit bir kompozisyonla resmetmiş oldu." O'Keeffe, Alfred Stieglitz'le birlikteliği başladıktan kısa bir süre sonra suluboyayı bıraktı çünkü Stieglitz ressamın, amatör kadın ressamların işi olarak görülen suluboyayla ilgilenmemesi gerektiğini düşünüyordu.
Yorumlar (0)
Görüşlerinizi Paylaşın
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!