Karen Horney (16 Eylül 1885, Hamburg - 4 Aralık 1952, New York), Alman kökenli Amerikalı psikanalist.
Neo-Freudyen bir ekol olan “ego psikolojisinin” temsilcisi olmuştur (Okuma günlükleri: çağımızın nevrotik kişiliği, 2011). Freud'dan farklı olarak kişiliğin ve nevrozun oluşumunda biyolojinin ve dürtüsel güçlerin etkilerinden çok kültürel etmenler üzerinde durur.
Yaşamı
Babası, dindar ve katı mizaçlı, erkeklerin kadınlara göre üstün olduğunu düşünen Norveçli bir gemi kaptanı idi. Mesleği sebebiyle karşılaştığı farklı kültürleri Karen'a anlatırdı ve bunun Karen üzerinde ileride büyük etkisi olacaktı. Mutsuz bir evlilik geçirmiş olan annesi ise bunu açıkça Horney'e anlatırdı. Karen'ın çocukluğu ailesinin ona karşı tutumu nedeniyle pek iyi geçmemişti. Annesi ve babası abisini kayırıp Karen'ın görünüşü ve zekasını küçümserdi. Bu sebeple Horney'de değersizlik, aşağılık, düşmanlık duyguları ortaya çıkmıştı. Bu sevgisizlik Horney'in ileride oluşturacağı temel anksiyete kuramına temel oluşturacaktı. Babasının engellemelerine rağmen Karen, annesi sayesinde üniversiteye gidebildi (Schultz, 2007, böl. 14).Berlin Üniversitelerinde tıp eğitimini 1913 yılında tamamlamıştır. 1914-1918 yılları arasında Berlin Psikanaliz Enstitüsü'nde muhafazakâr psikanaliz eğitimi alarak 1920 ile 1932 yılları arasında enstitüde eğitmenlik yaptı. Yaptığı evlilikten 3 kız çocuğuna sahip olmasına rağmen mutsuz evliliği nedeniyle evlilik dışı ilişkiler yaşadı ve ağır bir depresyon sonucu 1927'de boşandı. Bu ilişkilerinden en önemli ve uzun olanı Erich Fromm (1900-1980) ile olan ilişkisiydi. 1932 yılında Chicago Psikanaliz Enstitüsünün yardımcı üyesi olarak Amerika'ya göç etti. Pek çok Alman Yahudisinin göç etmesiyle entelektüel bir kimlik kazanan Brooklyn'de Erich Fromm ve Harry Stack Sullivan gibi önemli psikoterapistlerle tanıştı. 1934'ten 1941 yılına kadar New York Psikanaliz Enstitüsü'nde eğitmen statüsünde çalıştı. Kuruluşuna katkıda bulunduğu Amerikan Psikanaliz Enstitüsü’nde dekanlık görevinde bulunduktan sonra New York Medical Kolej’den profesör oldu. 1952'de yaşamı son buldu.
İnsan ve nevroz
Karen Horney'e göre nevroz, nevrotik bireylerde kişiler arası ilişkileri kontrol etme ve başa çıkma çabalarının sonucunda meydana gelir (Koçak, S., çev., 2003). Bu tür stratejiler sıradan insanlarda da nevrotik insanlarda da çabalar olmasına rağmen nevrotik tipler bu stratejilerden kendilerine yakın olanı hayat boyu ve her alanda fazlasıyla kullanırlar. Horney'e (1991) göre, sağlıklı çabalarla nevrotik itkiler arasındaki temel fark, bunları güdülendiren güçlerde yatmaktadır. Sağlıklı çabalar, var olan potansiyelleri geliştirmeye yönelik, insanlarda yapısal olan bir eğilimden kaynaklanmaktadır.
Temel anksiyete çocukluk çağında ebeveyn-çocuk ilişkisinden kaynaklanır (Schultz, 2007, böl. 14). Horney'e göre bir çocuğun çevresindeki insanların, çocuğu sevemeyecek, onun da kendi başına bir birey olamayacağını kabul edemeyecek kadar kendi nevrozlarına kapıldıkları gerçeğiyle karşılaşırız. Bu insanların çocuğa yönelik tutum ve davranışları kendi nevrotik ihtiyaçları ve tepkileri tarafından belirlenmiştir. Sonuç olarak çocuk ait olma duygusunu geliştiremez. Bunun yerine Horney'in temel kaygı dediği derin bir güvensizlik duygusu ve belirsiz bir kaygı geliştirir (Budak, S., çev., 1991). Bu kaygı ve güvensizlikle başa çıkabilmek için çocuklar çeşitli davranış stratejileri geliştirirler ve bu stratejiler kişiliklerinin değişmez parçası olur (Schultz, 2007, böl. 14).
Yorumlar (0)
Görüşlerinizi Paylaşın
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!