Mehmed Talat (Osmanlıca: محمد طلعت, romanize: Meḥmed Ṭalʿat; 1 Eylül 1874 -15 Mart 1921), Osmanlı Hürriyet Cemiyeti'nin kurucu lideri, İttihat ve Terakki'nin kurucularından ve önde gelen liderlerinden olan Osmanlı devlet adamıdır.
1908 İhtilali'nin hazırlanmasında önemli rol oynayan Talat Bey, 1908-1918 arasında Osmanlı Devleti siyasetine yön veren en önemli aktörlerden biri olmuştur. Bâb-ı Âli Baskını sonrasında Said Halim Paşa Kabinesinde Dâhiliye Nazırlığına getirildikten sonra devlet siyasetinin en önemli belirleyicilerinden biri hâline geldi. Enver Paşa ve Cemal Paşa ile birlikte Üç Paşalar iktidarını kuran Talat Bey, Osmanlı Devleti'nin I. Dünya Savaşı'na girmesinde ve Ermeni Kırımı'nda rol oynadı.
1917 yılında sadrazamlık yaptı. Savaşın kaybedilmesinden sonra İttihat ve Terakki Cemiyeti'ni feshedip Enver ve Cemal Paşalarla birlikte ülkeyi terk etti. 1921 yılında Berlin'de, Soğomon Tehliryan adında Ermeni Kırımı'nın intikamını almak isteyen bir Ermeni tarafından öldürüldü.
Yaşamı
Mehmed Talat 1874 yılında Edirne Vilayeti'nin Kırcaali şehrinde orta sınıf bir ailenin çocuğu olarak dünyaya geldi. Çingene veya Pomak asıllı olduğu iddia edilse de hatıralarında Türk soyundan olduğunu çeşitli dayanaklarla savunmuştur. Babası Ahmed Vasıf Efendi, yakınlardaki bir köy olan Çepleci'den bir kadıydı. Annesi ise Kayseri Dedeler köyünden buraya göçmüş bir aileye mensup Hürmüz Hanım'dı. İlk eğitimini Vize'de gördükten sonra Edirne Askerî Rüştiyesi'ni bitirdi.
Babasının ölümü üzerine annesi ve iki kız kardeşinin sorumluluğunu erken yaşta üstüne almak zorunda kaldı. 1898 ile 1908 arasında, Selanik Postanesinde posta memuru olarak görev yaptı. Bu posta biriminde 10 yıl hizmet ettikten sonra, Selanik Postane başkanı oldu. Memuriyeti sırasında Fransızca dersleri aldı, ayrıca Rumca da konuşabilmekteydi.
Jön Türk Hareketi
Jön Türk düşüncesinden genç yaşta haberdar oldu, alt düzey bürokrat ve zabitlerden oluşan bir muhalefet örgütlenmesine katıldı. 1896'da arkadaşlarıyla beraber tutuklanan Talat Bey, üç yıl hapse mahkûm edilerek Edirne Hapishanesi'ne gönderildi ve memuriyetten azledildi. Bir buçuk yıl kadar hapis yattıktan sonra 1898 yılı Şubat ayında bir irade ile diğer arkadaşlarıyla beraber affedildi, ancak Edirne'de kalmasına izin verilmeyerek Selanik'e sürüldü.
1899'da Selânik Vilâyeti Posta ve Telgraf İdaresi'nde kâtip, 1903'te başkâtip oldu ve 21 Kasım 1907 tarihinde azledilinceye kadar bu görevde kaldı. Posta idaresindeki görevi ona memleket dışındaki muhaliflerin yayınladıkları gazeteleri gizlice alıp Selanik'e getirme fırsatı verdi. Selanik'te resmi işleriyle uğraşmanın dışında Selanik Hukuk Mektebi'ne devam etti.
1903'te İtalyan Obediyası'na bağlı Macedonia Risorta mason locasına girdi. Kimi kaynaklara göre aynı zamanda Bektaşî tarikatı mensubu idi ve her iki kanalı da muhalif siyasi örgütlenme için kullandı. 1903'teki İlinden İsyanı Selânik'teki muhaliflerin de yeniden örgütlenme çabalarına vesile oldu. Muhalifler 1906 yılı Temmuzunda yeni bir örgütlenmenin gerçekleştirilmesine karar verdiler. Talat Bey ile İsmail Canbulat ve Mithat Şükrü Bey'den oluşan bir heyet, adı sonradan Osmanlı Hürriyet Cemiyeti adını alan örgütün kurulmasına karar verdi. Talat Bey, İsmail Canbolat ve Mustafa Rahmi Bey ile birlikte örgütün idaresini üstlendi. Özellikle düşük rütbeli subayların üye kaydolduğu cemiyet, merkezi Paris'te bulunan “Osmanlı Terakkî ve İttihat Cemiyeti” ile 17 Eylül 1907'de birleşti; “Osmanlı Terakkî ve İttihat Cemiyeti Dâhilî Merkez-i Umûmîsi" adını aldı. Talat Bey bu yeni teşkilâtın kâtibi olarak görevlendirildi. “Hâricî Merkez-i Umûmî”'de benzer bir görevi üstlenen Bahâeddin Şâkir Bey ile beraber örgütün teşkilâtlanmasını denetleyen iki kişiden biri oldu.
Bir jurnal üzerine Kasım 1907'de Posta İdaresi'ndeki görevinden azledilen Talat Bey, memuriyet hayatının bitmesi sayesinde bütün zamanını cemiyet için kullanma imkânı bulmuştur. Meşrutiyet'in İlanından önce iki kere İstanbul'a giderek cemiyetin İstanbul şubesinin kurulması için çalıştı.
Yorumlar (0)
Görüşlerinizi Paylaşın
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!