James Fenimore Cooper (d. 15 Eylül 1789, Burlington, New Jersey, ABD) - (ö. 14 Eylül 1851), Amerikalı yazardır. Erken 19. yüzyıl Amerikalı yazarıdır. Denizcilikle ilgili romanlar, tarih araştırmalar, siyasal ve sosyal eleştiri niteliği taşıyan romanlar yazdı.
Yaşamı
New Jersey'de çok sayıda mülkü olan zengin bir ailenin 12 çocuğundan yetişkin olana denk hayatta kalabilen yedisinden biri olarak dünyaya geldi. Annesinin adı Elizabeth Fenimore Cooper, babasınınki William Cooper'dır. Yazar, ileride annesinin kızlık adı olan Fenimore'u kendi adına ikinci ad olarak eklemiştir.
Kökleri, ABD'ye 1600lü yıllarda yerleşmiş olan, İngiliz Kuvaykır mezhebine mensup bir topluluğa dayanır. Babası William Cooper, o daha bir yaşındayken, New Jersey'deki mülklerini satıp yukarı NewYork'a taşındı ve orada yeni bir yerleşim kurarak ABD'ye yeni gelen göçmenlere mülk sattı. Cooperstown adını verdiği yerleşimin kurucusu oldu. Aynı zamanda bir hakimdi ve 1795'te ve 1799'da, ABD'nin 4. ve 6. Kongrelerinde kongre üyesi olarak yer alan bir devlet adamıydı.
İmtiyazlı bir ailenin çocuğu olarak James, Albany'de bir özel okulda okudu. On üç yaşında Yale Koleji'nde eğitim görmeye başladı. Bu okuldaki üçüncü yılında, yaptığı şakalar yüzünden (sınıfa bir eşek getirmek gibi) okuldan atıldı. Bir ticaret gemisinin mürettebatına girdi. Yolculuklarında deniz ve denizcilik yaşamına dair işittiği anlatıları ileride yazdığı romanlarda değerlendirdi. Bu denizcilik deneyiminin ardından, 1808-1811 arasında donanmaya katıldı. 1809 yılında babası öldüğünde, kendisine yüklü miktarda para ve mülk miras kaldı. 1811'de donanmadan ayrıldı ve aynı yıl, New York valisinin kızı olan Susan Augusta De Lancey ile evlendi.
Evlendikten sonra on yıl boyunca pek çok konuda okuyan, fakat edebi bir üretimde bulunmayan bir sanatsever ve entelektüel olarak yaşadı. Bir kitap okurken, bu kitaptan daha iyisini kendisinin yazabileceğini düşünerek bir kurgu eser yazmaya karar verdi ve amatör bir ruhla ilk romanı Precaution'ı (Önlem) 1820'de yazdı. Jane Austen'in tarzını acemice taklit ettiği bu romanın ileride adı pek anılmadı ancak 1821'de yazdığı ikinci romanı Spy (Casus) çok sattı. Bu ikinci romanda, bir başka İngiliz romancı olan Walter Scott'u örnek aldı. Bu dönemde, babasından kalan miras, ABD'deki siyasi ve ekonomik gelişmelerin ve ağabeylerinin hatalı yatırım kararlarının ve aşırı tüketimlerinin sonucu tükenmişti. Ölen ağabeylerinden kalan borçları kapatma ve geniş Cooper ailesinin geçimini sağlama sorumluluklarını üstlenen yazar için, ikinci romanıyla kazandığı ticari başarı çok gerekliydi. Sonraki on yıl boyunca, eserlerinin çoğu popüler oldu. 1823'te yazdığı The Pioneers (Öncüler) adlı eserde, Natty Bumppo adlı karakteri yarattı. Daha sonra aynı karakterin baş kahraman olduğu dört eser daha yazdı. Leather Stocking Tales (Meşin Çorap Hikâyeleri) adıyla anılan bu kitap dizisi şu beş kitabı içermekteydi: The Deerslayer (Geyik kesen), The Last of the Mohicans (Mohikanlar'ın Sonuncusu), The Pathfinder (İzci) ve The Prairie (Çayır).
1826-1833 arasında Avrupa'ya giderek oradaki siyasal ve sosyal olayların gözlemcisi oldu. Demokrasi, politika ve toplum hakkında başarısız kitaplar yazdı. Walter Scott ve Marquis de Lafayette ile arkadaş oldu.
Cooper, ömrü boyunca yazmaya devam etti. Yazdığı 32 romanın üçte ikisi, 1840lardan sonra yazılmıştır. Genç yazarların sayısının ve magazinlerdeki dizi yazılarının artması, kitapların yeni basım teknikleri sayesinde ucuzlaması gibi sebeplerle ömrünün son döneminde geçimini kalemiyle sağlamayı sürdürebilmek için çok daha üretken olması gerekmiştir. 1850lerde kronik karaciğer rahatsızlığından şikayetçiydi. Son yıllarını Coopertown'da geçirdi. 1851 yılında, 62. yaş gününden bir gün önce öldü. Babasının da yatmakta olduğu mezarlığa gömüldü.
Yazarın beşi yetişkinliğe kadar hayatta kalabilen toplam yedi çocuğu olmuştur. Kızı Susan Fenimore Cooper yazar olmuştur. Doğa hakkında ve kadın hakları hakkında yazmıştır ve babası eserlerini düzeltmek ve yayınlanmalarını sağlamak için emek vermiştir. Oğullarından biri olan Paul Fenimore Cooper ise avukat olmuştur.
Edebiyata katkıları
Yaşadığı dönemdeki Amerika'da okuyuculara sunulan romanların ekseriyetle İngiliz toplumu hakkında olmasını eleştirerek Amerikan toplumunu anlatan ve günümüzde Amerikan edebiyatı klasikleri arasına giren romanlar kaleme aldı. Eserlerinde, Amerika'nın yerlileri ile ilk sömürgeciler arasındaki savaşı destansı bir havayla anlattı. Yeni Dünya'dan doğa manzaraları betimledi ve Amerika'nın yerlilerinin törelerni anlattı. Bu tasvirlerin gerçekle ilgisi azdır. Doğa ve uygarlık karşıtlığını gösteren tasvirleri, o çağda Balzac ve diğer romantikler tarafından beğenildi ve yazar, yaşadığı dönemde yalnız ABD'de değil, Avrupa'da da ünlendi. 32 macera romanı yazdı. Amerika'nın ilk çoksatar roman yazarı olarak anılır. Avrupa seyahatlerinde ve denizcilikle geçirdiği yıllarda yaptığı gözlemleri de eselerine aktardı.
Yazarın Amerikan edebiyatı ve kültürüne bir katkısı da, günümüzde halen pek çok romanda, filmde ve tv dizisinde benzerleri görülen sağlam karakterli, romantik, doğasever bir kurgu karakteri (Natty Bumppo) yaratmış olmasıdır. Bu karakterin farklı yaşlardaki maceralarının anlatıldığı beş kitabının içinden en çok okunanı, 1826'da yayınlanan The Last of the Mohicans (Son Mohikan) olmuştur.
Cooper, romanlarında çok sayıda Amerikan yerlisi karaktere yer vermiştir ancak bu karakterler yaşadığı dönemin Amerikan yerlilerine yönelik kalıp yargılarını yansıtır. Doğal yaşamla iç içe ve medeniyetten uzak yaşamalarının onlara hem bazı erdemler kazandırdığını yönelik, hem de onları ilkel ve vahşi kıldığına yönelik o zamanın Batılı düşüncelerini yansıtacak şekilde, eserlerindeki Amerikan yerlisi karakterlerin bazılarını erdemli, saf ve bilge olarak, bazılarını ise kaba ve barbar olarak kurgulamıştır.
Mizahi anlatımı, Amerikan kültürüne dair analizleri ve tema seçimleri nedeniyle okurların ilgisini kazanmıştır. Dönemin insanını en iyi tahlil ettiği eserlerinden biri, Bir Cep Mendilinin Otobiyografisi'dir.
Cooper, döneminin kültür insanlarını çok etkilemiş bir yazardı. Avusturyalı besteci Schubert'in günlerinde Cooper okuduğu, Henry Thoreau'nun stilinde Cooper'dan etkilendiği söylenir.
Yorumlar (0)
Görüşlerinizi Paylaşın
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!