William Blake, 28 Kasım 1757 tarihinde doğmuş ve 12 Ağustos 1827 tarihinde hayata veda etmiş olan dünyaca ünlü bir İngiliz şair, ressam ve mistik vizyonerdir.
Sanatsal Kimliği ve Eserlerinin Etkisi
Blake'in yaşamı boyunca hak ettiği değeri görmeyen ve tanınmayan çalışmaları, günümüzde hem şiir hem de görsel sanatlar tarihinde yeni ufuklar açıcı olarak kabul edilmektedir. Onun görsel sanatçılığı bir çağdaş eleştirmen tarafından açık arayla İngiltere'nin ürettiği en mükemmel sanatçı olarak nitelendirilmiştir. Ömrü boyunca Londra dışına bir günlük yürüyüşten daha uzun süre çıkmamış olmasına rağmen, yaratıcı görüşü hayal gücünü Tanrı'nın bedeni ya da insanın kendi varoluşu olarak benimseyen, çeşitli ve sembolik olarak zengin bir edebi ve görsel dünya ortaya çıkarmıştır.
Kişisel görüşleri yüzünden dönemin insanları tarafından deli olarak görülen Blake, daha sonraki dönemlerde eleştirmenler tarafından yapıtlarının anlatım gücü, yaratıcılığı, felsefi ve gizemli eğilimiyle yüksek takdir görmüştür. 18. yüzyılda ortaya çıkmış olması nedeniyle resimleri ve şiirleri hem romantik akımın bir parçası hem de bu akımın öncesine ait özellikler taşımaktadır. İncile büyük bir saygı duyan ancak İngiltere kilisesine düşman olan Blake; Jacob Boehme ve Emanuel Swedenborg gibi düşünürlerden, ayrıca Fransız ve Amerikan devrimlerinden derinden etkilenmiştir.
Tüm bu bilinen etkilere rağmen, Blake'in yapıtlarının benzersiz özgünlüğü onu herhangi bir akımla sınıflandırmayı oldukça zorlaştırmaktadır. 19. yüzyıl bilgini William Rosetti, onu şanlı bir bilgin ve öncelikler tarafından engellenmemiş, çağdaşlarıyla aynı kefeye konulmamış ve sonrakiler tarafından asla yeri doldurulmamış biri olarak tanımlamıştır.
Erken Yaşamı ve Ailesi
William Blake, Londra'da Golden Square bölgesindeki 28A Broad Street adresinde, orta sınıf bir ailenin ikisi gebelikte ölen toplam yedi çocuğundan üçüncüsü olarak dünyaya gelmiştir. Babası meslek olarak bir mensucatçıydı. William geleneksel anlamda hiç okula gitmemiş, evde doğrudan annesi tarafından eğitilmiştir. Ailesi resmi kiliseye muhalif olan ve Moravian kilisesine üyeydi. İncil, Blake üzerinde çok derin ve erken bir etki bırakmış, hayatı boyunca vazgeçilmez bir ilham kaynağı olmaya devam etmiştir.
Sanatsal yolculuğuna babasının kendisine aldığı eski Yunan yapıtlarının kopyalarıyla adım atan Blake, Raphael, Michelangelo, Maarten van Heemskerck ve Albrecht Dürer gibi usta isimlerin eserleri sayesinde klasik biçimlere olan açıklığını keşfetmiştir. Ailesi onun inatçı yaradılışını çok iyi bildiği için onu örgün bir okula göndermek yerine çizim derslerine kaydetmiştir. Kendi seçtiği konuları büyük bir hevesle okuyan sanatçı, bu süreçte şiir üzerine de kapsamlı araştırmalar yapmış ve çalışmaları Ben Jonson ile Edmund Spenser hakkındaki derin bilgisini açıkça gözler önüne sermiştir.
James Basire'ye Çıraklık Dönemi
Tarihler 4 Ağustos 1772'yi gösterdiğinde Great Queen Street'te oymacı James Basire'ye yedi yıllık bir süre için çırak olarak adım attı. Bu zorlu sürenin sonunda, henüz 21 yaşındayken profesyonel bir oymacı unvanını kazandı. Blake ile usta Basire arasında herhangi bir anlaşmazlık veya tartışma yaşandığına dair resmi bir kayıt bulunmamaktadır.
Bununla birlikte, Peter Ackroyd tarafından kaleme alınan biyografide, Blake'in daha sonra Basire'nin ismini sanatsal düşmanlar listesine eklediği ve ardından bu ismi sildiği not edilmiştir. Özellikle Westminster Abbey içerisindeki deneyimleri, genç sanatçının tüm sanatsal düşüncelerinin şekillenmesinde çok büyük bir katkı sağlamıştır.
Yorumlar (0)
Görüşlerinizi Paylaşın
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!