Kristina (18 Aralık 1626 – 19 Nisan 1689), 1632'den 1654'teki feragatına kadar İsveç kraliçesi olan, Vasa Hanedanı'nın bir üyesiydi. Babası Gustavus Adolphus'un Lützen Muharebesi'ndeki ölümü üzerine yerine geçti ancak 18 yaşına geldiğinde İsveç İmparatorluğu'nu yönetmeye başladı.
Kristina, 17. yüzyılın en bilgili kadınlarından biri olarak hatırlanmaktadır. Kitaplara, el yazılarına, resimlere ve heykellere düşkündü. Dine, felsefeye, matematiğe olan ilgisinden dolayı birçok bilim adamını Stockholm'e çağırarak ülkesinde sanatı ve bilimi geliştirmek istedi. Vestfalya Antlaşması kraliçeye, istediği yerde ve zamanda bir akademi veya üniversite kurmasına izin verdi. 1644'te, ülkede para üretimi için on beş kilograma kadar büyük parçalar halinde bakır çıkarmaya başladı. Kristina'nın mali savurganlığı, devleti iflasın eşiğine getirdi ve mali zorluklar halkın huzursuzluğuna neden oldu. Kristina, Otuz Yıl Savaşı'nı sona erdirmek için barış talep etti. Bu arada evlenmek istememesi ve Brüksel'de Lütercilikten Katolikliğe geçmesi bir skandala neden oldu. Papa VII. Alexander, Kristina'yı "inançsız kraliçe ve utanmaz bir kadın" olarak tanımladı.
6 Haziran 1654'te yerine kuzeni X. Karl Gustav kral oldu. Kristina, İsveç'i terk etti ve Papalık Devleti'ne Roma'ya yerleşti. Burada dinini değiştirdi ve Katolik oldu. 19 Nisan 1689'da Roma'da öldü ve Aziz Petrus Bazilikası'na defnedildi.

İlk yılları

Kristina 18 Aralık 1626'da İsveç kralı II. Gustaf Adolf ve Maria Eleonora'nın kızı olarak doğdu. Çiftin Kristina'dan hariç üç çocuğu oldu: iki kızı (1621'de ölü doğmuş bir prenses, ardından 1623'te doğup ertesi yıl ölen Prenses Kristina, Mayıs 1625'te ölü doğmuş bir oğul). 1626'da Maria Eleonora'nın dördüncü doğumu İsveç sarayında merakla beklenmekteydi. Bebek doğduğunda "kıllı" olduğu ve "sert, boğuk bir sesle" çığlık attığı için ilk önce erkek olduğu düşünüldü. Kız olduğu öğrenildiğinde kral Gustaf mutlu bir şekilde "Çok akıllı bir kız olacak, baksanıza hepimizi aptal yerine koydu!". Gustav Adolf kızına sıkı sıkıya bağlıyken, annesi çocuğun kız doğmasından dolayı duyduğu hayal kırıklığıyla soğukkanlılığını korudu. Kristina'nın doğumundan sonraki yıl Maria Eleonora, kocasının yokluğu sebebiyle bir histeri atak geçirdi. Maria, kızına pek değer vermedi ve Kristina'nın yetiştirilmesinde herhangi bir etkiye sahip olmadı.
İsveç tahtı bu dönemde Vasa Hanedanı'nın elindeydi. II. Gustaf'ın kardeşleri öldüğü için tahtın vârisi olarak üvey kız kardeşi Catharine vardı. Ancak 1615'te Lüter olmayan John Kasimir ile evlendiği için varisliğini kaybetti. Böylece Kristina tartışmasız bir şekilde varis oldu.
Haziran 1630'da, Kristina üç yaşındayken Gustav Adolf, Otuz Yıl Savaşlarında Protestanlığı müdafaa etmek için Prusya'ya gitti. Geri dönememe durumu için kızının tahtı alma hakkını güvence altına almak için mareşali Axel Gustafsson Banér'e Kristina'nın normalde yalnızca erkek çocuklara verilen türden bir eğitim alması emrini verdi. Gustav Adolf 1630 sonrası beklendiği gibi eve gelmeyince Maria, kayınbiraderi John Kasimir'in hareketlerine artık dayanamadığını, ölüp gitmek istediğini belirtti. Maria'nın bir sonraki baharda Prusya'ya Gustaf'ın yanına gitmesi için seyahat etmesine izin verildi. 10 Temmuz 1631'de Pomeranya'daki Wolgast'a vardı. 11 Ocak 1632'de nihayet eşiyle Hanau yakınlarında bir araya geldi. Daha sonra Maria "Eşim olmadan kraliyet mensubu olmamın hiçbir önemi yok, hayatımın bile." sözlerini kullandı.

Kral II. Gustaf, 6 Kasım 1632'de savaş alanında öldükten sonra, Maria Eleonora kocasının mumyalanmış bedeniyle İsveç'e döndü. 7 yaşında tahta çıkan Kristina, annesini görmek için bir geçit töreniyle Nyköping'e geldi. Maria, kocasından kopmak istemediği için defin gününü uzatmak istedi. Ayrıca tabutun açık tutulmasını talep etti ve düzenli olarak kocasını görmeye gitti, onu okşadı ve bedeninin çürümesine aldırış etmedi. Maria'yı cesedi çok sık ziyaret etmemeye ikna etmeye çalıştılar. Axel Oxenstierna, 22 Haziran 1634'te cesedi Riddarholmen Kilisesi'ne gömdürmeyi başardı, ancak Maria karşı çıkıp onları engellemek istese de gardiyanlar tarafından engellendi.
Maria Eleanora, kızına karşı ilgisizdi ancak kocasının ölümü ve defni sonrası, Kristina'yla ilgilenmeye başladı. Gustav Adolf, ölümü durumunda kızının naipliğini üvey kız kardeşi İsveçli Catherine ve üvey erkek kardeşi Carl Gyllenhielm'in yapmasını istemişti. 1638'de, teyzesi ve üvey annesinin ölümünden sonra, Axel Oxenstierna yönetimindeki Kraliyet Naiplik Konseyi, reşit olmayan hükümdara yeni bir üvey anne bulunması kararı aldı ve bu da saraydaki düzenin yeniden düzenlenmesine sebep oldu. Genç kraliçenin tek bir kişiyi anne figürü olarak görüp bağlanmaması için Kraliyet Konseyi, baş nedime (kraliçenin kadın saray mensuplarından sorumlu) grubunu ve kraliyet mürebbiye (bakıcı) grubunu görevlendirdi.
Kristina, kraliyet erkekleri gibi eğitim gördü. Johannes Matthiae Gothus, Kristina'nın öğretmeni oldu; ona din, felsefe, Yunanca ve Latince dersleri verdi. Oxenstierna mensubu Axel Oxenstierna ona siyaseti öğretti ve Kristina'yla Tacitus'u tartıştı. Kristina günde on saat kadar eğitim görüp çalışıyordu ve bu durumdan mutluydu. İsveççe ve Almancanın yanı sıra en az altı dil daha öğrendi: Felemenkçe, Danca, Fransızca, İtalyanca, Arapça ve İbranice.

Hükümdarlık dönemi

1644'te Torstenson Muharebesi nedeniyle taç giyme töreni ertelense de ülkede Kristina, yetişkinlik çağına erişmiş ergin birey olarak kabul edilmeye başlandı. Brömsebro Antlaşması'nda Danimarka, Gotland ve Ösel adalarını İsveç sınırlarına kattı, Norveç'te Jämtland ve Härjedalen bölgelerini İsveç'e kaybetti. Kristina'nın yönetimi altında, artık Baltık Denizi'ni fiilen kontrol eden İsveç, Kuzey Denizi'ne sınırsız erişime sahipti. Artık Danimarka-Norveç bu yerlerde söz sahibi olamayacaktı.
İsveç meclisinde bulunan Oxenstierna kraliyet ailesi lideri Axel Oxenstierna, kısa süre sonra Kristina'nın siyasi görüşlerinin kendilerininkinden farklı olduğunu gözlemledi. 1645'te oğlu Johan Oxenstierna'yı, Kutsal Roma İmparatorluğu ile barışa karşı çıkması için Vestfalya'nın Osnabrück kentindeki Barış Kongresi'ne gönderdi. Ancak Kristina ne pahasına olursa olsun barış istedi ve kendi temsilcisi Johan Adler Salvius'u gönderdi. Vestfalya Antlaşması, Mayıs ve Ekim 1648 arasında imzalandı ve Avrupa din savaşlarını fiilen sona erdirdi. İsveç, askerî birliklerine ödeme yapmak için beş milyon talerlik bir tazminat aldı. İsveç ayrıca Batı Pomeranya (antlaşma sonrası İsveç Pomeranyası), Wismar, Bremen Başpiskoposluğu ve Verden Piskoposluğunu kalıtsal tımar olarak aldı, böylece Kutsal Roma İmparatorluğu meclisinde bir oy ve bir koltuk sahibi oldu. 1649'da eniştesi John Casimir'in desteğiyle Kristina, kuzeni Karl Gustav'ı varisi olarak ilan ederek Oxenstierna ailesinin tahttaki etkisini azaltmaya çalıştı. Ertesi yıl Kristina, Riksdag Zümre Meclisi himayesindeki toprakların vergiden muaf tutulması taleplerine karşı direndi. 1649'da Louis de Geer, İsveç-Afrika ticaret şirketini kurdu ve 1650'de Kristina, kıyılardaki ticareti geliştirmek için Hendrik Carloff'u görevlendirdi.