Francis Bacon, 1. St Alban Vikontu, 1st Lord Verulam, PC (/ˈbeɪkən/; 22 Ocak 1561 – 9 Nisan 1626), Kral I. James döneminde İngiltere Başsavcısı ve İngiltere Lordlar Kamarası Şansölyesi olarak görev yapmış İngiliz bir filozof, bilim insanı ve devlet adamıdır. Bacon, bilimsel yöntemle yönlendirilen doğa felsefesinin önemini savunmuş ve eserleri Bilimsel Devrim boyunca etkili olmuştur.
Bacon, empirizmin babası olarak adlandırılmıştır. Yalnızca tümevarım mantığı ve doğadaki olayların dikkatli gözlemiyle bilimsel bilginin mümkün olduğunu savunmuştur. Bilimin, bilim insanlarının kendilerini yanıltmaktan kaçınmayı amaçladıkları şüpheci ve metodik bir yaklaşımla gerçekleştirilebileceğine inanıyordu. Bacon'ın, bu tür bir yöntem hakkındaki en belirgin önerileri, Baconcu yöntem olarak adlandırılan yaklaşım uzun süreli bir etki yaratmamış olsa da, şüpheci metodolojinin önemine ve olasılığına dair genel fikirleri daha sonra onu bilimsel yöntemin kurucularından biri haline getirmiştir. Şüpheciliğe dayalı yöntemi, bilim için yeni bir retorik ve teorik çerçeve sunmuştur ve sunduğu bu çerçeve bilim ve metodoloji tartışmalarında hala merkezi konumunu korumaktadır. Bilimsel devrimdeki rolü, bilimsel deneyleri Tanrı'yı yüceltmenin ve kutsal yazıları yerine getirmenin bir yolu olarak teşvik etmesiyle ünlüdür.
Bacon, kütüphanelerin hamisiydi ve kitapları, tarih, şiir ve felsefe olmak üzere üç kategori altında sınıflandırmak için bir sistem geliştirmiştir. Geliştirdiği bu kategoriler daha sonra belirli konulara ve alt başlıklara bölünebilirdi. Kitaplar hakkında şu ünlü sözüyle tanınır: "Bazı kitaplar tadılmalı, bazıları yutulmalı; ve birkaç tanesi çiğnenip hazmedilmelidir." 19. yüzyılın ortalarında öne sürülmüş, Shakespeare'nin eserlerinin bir başkası tarafından yazıldığını iddia eden bir sözde teoriye göre (Shakespeare authorship question), Bacon'ın William Shakespeare'e atfedilen oyunların en az bir kısmını, hatta muhtemelen tamamını yazdığı öne sürülmektedir.
Bacon, Cambridge Üniversitesi'ndeki Trinity College'da eğitim görmüş ve burada büyük ölçüde Latince sunulan Orta Çağ müfredatını titizlikle takip etmiştir. 1597'de Kraliçe I. Elizabeth, onu hukuk danışmanı olarak tutmuş ve kendisine Kraliçe'nin danışmanı" unvanı verilmiştir. I. James'in 1603'te tahta çıkmasının ardından, Bacon şövalye ilan edilmiş, daha sonra 1618'de Baron Verulam ve 1621'de St Alban Vikontu unvanlarını almıştır. Bacon'ın varisi bulunmadığı için, her iki unvan da 1626'da 65 yaşında zatürreden ölmesiyle sona ermiştir. Hertfordshire'daki St Albans'da, St Michael Kilisesi'nde gömülüdür.

Hayatı

22 Ocak 1561'de Londra'da doğan Francis Bacon, Kraliçe 1. Elizabeth'in adalet bakanı Nicholas Bacon'ın oğludur. Her ne kadar Francis Bacon'ın ünü babasınınkini gölgede bıraksa da, babası, Nicholas Bacon da sıradan birisi olmaktan çok öte, döneminin ünlü isimlerindendi. Francis Bacon, on iki yaşında girdiği Trinity College, Cambridge'de skolastik felsefeyle tanıştı ve skolastik felsefeye karşıt görüşlerinin tohumları burada atıldı. 1576'da Hukuk okumaya başladıktan sonra, Fransa'daki İngiliz elçisinin yanında çalışması için bir teklif aldı. Teklifi kabul ederek, öğrenimine ara verdi ve Fransa'ya gitti. Bacon, felsefeye olan aşkının iyice filizlenmeye başladığı bu dönemde (1579) babasının beklenmedik vefat haberini aldı. Cepleri boş bir şekilde İngiltere'ye döndüğünde yapabileceği tek şey hukuk öğrenimine devam etmek oldu. Öğrenimini tamamladıktan sonra avukatlık yapmaya başladı. Çocukluğundan beri alıştığı lüks yaşama özlem çekiyordu, bu yüzden avukatlık yaparken bir taraftan da siyasi bir kariyer için çalıştı. Nitekim 1584'te parlamentoya seçildi.
Essex kontuyla yakın bir arkadaşlığı vardı. Fakat arkadaşlıkları, Essex kontunun Kraliçe 1. Elizabeth'i devirmek üzere kurduğu planlar nedeniyle bozuldu. Kraliçeye olan bağlılığının büyük olduğunu belirten Bacon, uzun süre arkadaşını fikirlerinden döndürmeye çalıştı. Kraliçeye yapılan başarısız bir suikast girişiminden sonra Essex kontu tutuklandı. Bacon'ın da çabalarıyla salıverilen kont, daha sonra Kraliçeyi devirmek için yeni bir girişimde bulundu. Bu sefer tutuklandığında, suçlu bulundu ve idam edildi. Bu sırada Bacon'ın yıldızı parlamaktaydı, her ne kadar Essex kontuyla olan bu ilişkileri sonucu onu hayatı boyu tehdit edecek düşmanlar edinmiş olsa da Kraliçeye olan bağlılığı hiç kuşkusuz ona kariyer açısından büyük fırsatlar vermişti.
1603'te Kraliçenin veliahtı olarak I. James tahta geçince hızlı bir şekilde önemli mevkilere geldi. Önce "Sir" unvanı aldı, sonra 1606'da başsavcı, 1618'de ise İngiltere başyargıcı oldu. Kariyerinin zirvesindeyken, çöküşü kapıyı çaldı. 1621'de rüşvet suçuyla tutuklanıp yargılandı. Suçlu bulundu ve hapis cezasına çarptırıldı. Hapishanede fazla kalmadı ve salıverildi, fakat bundan sonra ne parlamentoda ne de herhangi bir politik konumda bulunma imkânı vardı. Siyasetten kopan Bacon hayatının geri kalan yıllarını felsefi düşüncelerine adadı.
Bacon'ın ölümü de bilim uğruna oldu: Soğuğun çürümeyi önleyip önlemediğini görmek için bir tavuk ölüsünü karla doldurarak yaptığı deney sırasında soğuk algınlığına yakalandı. 1626'da zatürre nedeniyle öldü.

Düşünceleri

Bacon'ın felsefesinin merkezinde bilim vardır. Bilimin insanları aydınlatma ve geliştirme işlevini öne çıkarmıştır. O'na göre bilim, doğanın özüne yönelmelidir. Doğayı deneyle kavramaya çalışmıştır. Pragmatizm ile sonuçlanacak olan deney temeline dayanan İngiliz felsefesinin ilk tohumlarını atmıştır. Bacon'a göre bilimin başlıca yöntemi tümevarım yöntemidir.
Bacon yapıtlarıyla bilimin ve felsefenin, gelişimini göstermiş, doğa ve akıl arasında bir bağ kurulabileceği fikrini yerleştirmiştir.
Aynı zamanda, ötanazi kavramını günümüzdeki anlamına yakın içerikte ilk kez Francis Bacon kullanmıştır. Hekimin görevinin, acısına son vererek hastayı tedavi edip iyileştirmekle sınırlı olmadığını, bunun başarılamadığı durumlarda ona rahat ve kolay bir ölüm sağlamayı da içerdiğini savunmuştur.