Mimar Sinan (Osmanlıca: معمار سينان; y. 1488/1490 – 17 Temmuz 1588) veya Koca Mi'mâr Sinân Ağa ya da doğum adıyla Sinaneddin Yusuf veya Abdulmennan oğlu Sinan (Osmanlıca: قوجه معمار سنان آغا), Osmanlı İmparatorluğu'nda Kanunî Sultan Süleyman, II. Selim ve III. Murad dönemlerinde baş mimar, mühendis ve matematikçiydi. Edirne'deki Selimiye Camii, Büyükçekmece'deki Kanunî Sultan Süleyman Köprüsü ve Višegrad'daki Sokullu Mehmed Paşa Köprüsü dâhil olmak üzere 300'den fazla büyük yapının inşasını gerçekleştirdi. Ayrıca medreseler, külliyeler ve köprüler gibi daha küçük ölçekli projeler de tasarladı. Yetiştirdiği öğrenciler, İstanbul'daki Sultanahmet Camii ve Mostar'daki Mostar Köprüsü'nü inşa etti.
Bir taş ustasının oğlu olan Sinan, 1511'de Yavuz Sultan Selim döneminde Yeniçeri Ocağı'na alındı ve teknik eğitim görerek askerî mühendis oldu. 1514'te Çaldıran Muharebesi'ne, 1517'de ise Ridâniye Muharebesi'ne katıldı. Kanuni Sultan Süleyman döneminde Belgrad Seferi, Rodos Seferi ve Mohaç Meydan Muharebesi'nde görev aldı. Bu süreçte önce Yayabaşılığa, ardından Zemberekçibaşılığa ve son olarak Başteknisyenliğe terfi etti. Yeniçeri seferlerine katılarak mimari ve mühendislik bilgisini geliştirdi; tahkimatlar, yollar, köprüler ve su kemerleri gibi askerî altyapı projelerinde uzmanlaştı. Yaklaşık elli yaşındayken Osmanlı İmparatorluğu'nun baş mimarlığına atandı. Orduda edindiği teknik deneyimi, görkemli dini yapılar ile çeşitli sivil yapıların inşasında kullandı ve bu görevde yaklaşık elli yıl hizmet verdi.
Mimar Sinan'ın başyapıtı Edirne'deki Selimiye Camii, en ünlü eseri ise İstanbul'daki Süleymaniye Camii'dir. Osmanlı İmparatorluğu'nun baş mimarı olarak geniş bir ekibe liderlik etti ve birçok yetenekli yardımcı yetiştirdi. Bu isimler arasında Sultanahmet Camii'nin mimarı Sedefkâr Mehmed Ağa ve Mostar'daki Mostar Köprüsü'nün mimarı Mimar Hayreddin yer alır. Osmanlı mimarisinin klasik döneminin en büyük ustası kabul edilen Sinan, Batı'da Michelangelo ile karşılaştırılır. Mimar Sinan'ın eserleri, mimarlık tarihinde en etkili yapılar arasında gösterilir.

Kökeni ve devşirilmesi

Sinaneddin Yusuf, Kayseri'nin Agrianos (günümüzdeki Ağırnas) köyünde Ermeni veya Rum ya da Hristiyan Türk, olarak doğduğu düşünülmektedir. Ayrıca doğduğu Rum(Ortodoks Hristiyan) köyünde Ermeniler yaşamıyordu Hristiyan Türkler ve Yunan Rumlar birlikte yaşıyordu. Akrabalarının Kıbrısa sürgününü iptal ettirmek için 2.Selime yazdığı mektubda akraba isimleri Üleysi, Kudanşah/Kutanşah, Sarıoğlu Düvencidir ayrıca Sai Mehmet Çelebi'nin Tarih-i Edirne eserinde Mimar Sinan kendi dedesinin adının Toğan/Doğan olduğunu söylemiştir ve bu isimlerin hepsi Türkçe kökenlidir. Ayrıca devşirme olarak alındıktan sonra Türkleştirmek amaçlı bir aileye verildiği veya Türkçe bilmediğine dair bir belge bulunulamamıştır. 1511'de Yavuz Sultan Selim zamanında devşirme olarak İstanbul'a gelmiş Yeniçeri Ocağı'na alınmıştır.

"Bu değersiz kul, Sultan Selim Han'ın saltanat bahçesinin devşirmesi olup, Kayseri sancağından oğlan devşirilmesine ilk defa o zaman başlanmıştı. Acemi oğlanlar arasından sağlam karakterlilere uygulanan kurallara bağlı olarak kendi isteğimle dülgerliğe seçildim. Ustamın eli altında, tıpkı bir pergel gibi ayağım sabit olarak merkez ve çevreyi gözledim. Sonunda yine tıpkı bir pergel gibi yay çizerek, görgümü artırmak için diyarlar gezmeye istek duydum. Bir zaman padişah hizmetinde,Arap ve Acem ülkelerinde gezip tozdum. Her saray kubbesinin tepesinden ve her harabe köşesinden bir şeyler kaparak bilgi, görgümü artırdım. İstanbul'a dönerek zamanın ileri gelenlerinin hizmetinde çalıştım ve yeniçeri olarak kapıya çıktım."

Yeniçerilik dönemi

Abdulmennan oğlu Sinan, Mimar olarak Yavuz Sultan Selim'in 1514 Çaldıran Savaşı, 1517 Mısır seferine katıldı. 1521 yılında Kanuni Sultan Süleyman'ın Belgrad Seferine Yeniçeri olarak katıldı. 1522'de Rodos Kuşatması'na Atlı Sekban olarak katılıp, 1526 Mohaç Meydan Muharebesi'nden sonra, gösterdiği yararlılıklar sebebiyle takdir edilerek Acemi Oğlanlar Yayabaşılığına (Bölük Komutanı) terfi ettirildi. Sonraları Zemberekçibaşı ve Başteknisyen oldu.
1533 yılında Kanuni Sultan Süleyman'ın İran Seferi sırasında Van Gölü'nde karşı sahile gitmek için Mimar Sinan iki haftada üç adet kadırga yapıp donatarak büyük itibar kazandı. İran Seferinden dönüşte, Yeniçeri Ocağı'nda itibarı yüksek olan Hasekilik rütbesi verildi. Bu rütbeyle, 1537 Korfu, Pulya ve 1538 Moldova seferlerine katıldı. 1538 yılındaki Karaboğdan Seferinde ordunun Prut Nehri'ni geçmesi için köprü gerekmiş bataklık alanda günlerce uğraşılmasına karşın köprü kurulamamış görev Kanuni'nin veziri Damat Çelebi Lütfi Paşa'nın emriyle Abdulmennan oğlu Sinan'a verilmiştir.

Hemen adı geçen suyun üstüne bir güzel köprünün yapımına başladım. 10 günde yüksek bir köprü yaptım. İslam ordusu ile bütün canlıların şahı, sevinçle geçtiler.
Köprünün yapımından sonra Abdulmennan oğlu Sinan 17 yıllık yeniçerilik hayatından sonra 49 yaşında Başmimarlık görevine atanır.

Yeniçeri ocağındaki yolumdan ayrılacak olma düşüncesi elem verse de sonunda yine mimarlığın camiler inşa edip birçok dünya ve ahret muradına vesile olacağını düşünüp kabul ettim.