Mehmed Ebussuud Efendi (d. 30 Aralık 1490 - ö. 23 Ağustos 1574) veya Hoca Çelebi, Hanefi Mâtürîdî Osmanlı hukukçusu ve Kur'an müfessiridir. 1533'ten 1537'ye kadar İstanbul Kadısı, 1537'den 1545'e kadar Rumeli Kazaskeri ve 1545'ten 1574'e kadar Osmanlı Şeyhülislamı olarak görev yaptı. Ailesinin İskilip yakınlarındaki İmâd köyünden gelmesi nedeniyle "El-İmâdî" olarak da anılmaktadır.
Ebussuud, İskilipli Şeyh Muhiddin Muhammed Efendi'nin oğludur. 1530'lu yıllarda Bursa ve İstanbul'da kadılık yaptıktan sonra Rumeli'ye kazasker olarak atandı ve bölgedeki yerel yasaları İslami şeriat kurallarıyla uyumlu hâle getirdi. 1545 yılında Kanuni Sultan Süleyman tarafından Osmanlı İmparatorluğu'nun en yüksek yargı ve dinî makamı olan şeyhülislamlığa atandı. Ölümüne kadar bu görevde kalan Ebussuud, makamın yetkisini zirveye taşıdı. Padişahla yakın çalışarak, Kanuni'nin Yezidîlere yönelik isyanları bastırması için ve halefi II. Selim'in Kıbrıs Seferini yapmasına müsaade eden fetvalar verdi. Ayrıca, Safevîler yanlısı Kızılbaşları, ister Osmanlı topraklarında ister İran'da yaşasınlar, “zındık” olarak tanımlayan fetvalar yayımladı ve onların öldürülmesini sadece hukuken caiz değil, aynı zamanda övgüye değer bir eylem olarak değerlendirdi.
Hayatı
30 Aralık 1490 tarihinde İstanbul yakınlarındaki Meteris (Metris-Müderris) köyünde doğdu. Bazı şarkiyatçılar İmâd'ı Âmid ile karıştırıp Ebüssuûd Efendi'nin Diyarbakırlı olduğunu ileri sürmüşlerdir. Âlî Mustafa Efendi ve Peçuylu İbrâhim'in İmâd'ı İmâdiye ile karıştırarak Ebüssuûd Efendi'yi Kürt asıllı göstermeleri de yanlıştır. Zira Ebüssuûd Efendi'nin ailesinin şimdi Irak topraklarında kalmış bulunan İmâdiyeli değil İskilip'e bağlı İmâdlı olduğu, çağdaşı bazı kaynaklar da dahil olmak üzere (mesela bk. Hısım Ali, s. 440 vd.) hemen bütün kaynaklarca belirtilmektedir. Şeyh Yavsî'nin oğludur ve anne tarafından da Ali Kuşçu'nun torunudur.
1533'te İstanbul kadılığı görevine atandı; sonra Bursa kadılığına geçti ve 1537'de Rumeli kazaskerliği görevi verildi. Sultan I. Süleyman devrinde 1545 tarihinde Şeyhülislamlığa getirildi. Başarılı olduğu için Sultan I. Süleyman'in ölümünden sonra, II. Selim devrinde de görevini sürdürdü.
Bu sultanlarla birlikte çalışarak verdiği fetvalarla I. Süleyman'ın Yezidilere karşı hareketlerini ve II. Selim'in Kıbrıs seferini destekleyen fetvalar verdi. Verdiği fetvaların arasında enteresan olarak Karagöz oyunları gösterileri ve o zaman yeni olarak Osmanlı ülkesine girmekte olan kahve içilmesi konuları bulunmaktadır.
Kanuni ve II. Selim devrindeki önemli kanun hareketlerinde bulundu. Kanuni Sultan Süleyman'ın karşısında "padişah emriyle nâ-meşrû’ olan nesne meşrû' olmaz" çıkışını yaptığı ifade edilir. Osmanlı toprakları dışındaki islam coğrafyasında da itibar sahibi olmuş ve eserlerinin etkisi günümüze kadar devam etmiş bir alimdir. Kanunnameler hazırlattığı ve birçok alim yetiştirdiği için ilmiye sınıfı uzun bir müddet zayıflamamıştır. Ebussuud Efendi aynı zamanda bir şairdi.
Kanuni döneminde, Osmanlı yasalarına yaptığı katkılara rağmen Ebussuud Efendi, Anadolu'da Safevî taraftarı Kızılbaşlar için verdiği fetvalarıyla bilinir. Verdiği fetvalar arasında "Kızılbaşların canları, malları helâldir, onlarla savaşırken ölmek şehitliğin en yücesidir" ve "Kızılbaşların kestiği hayvanın eti mundardır, yenmez" gibi, günümüzde de bilinen fetvaları yer alır. Aynı zamanda Ebussuud Efendi'nin bazı şairlere düşmanlığı da bilinmektedir.O dönem verdiği fetva ile şair Yunus Emre'yi kafir ilan etti ve Yunus Emre'nin şiirlerini okuyanların öldürülmesi gerektiğini savundu. Ebussuud Efendi'ye göre Yunus Emre'nin 'Cennet cennet dedikleri, bir ev ile birkaç huri / İsteyene ver sen onu, bana seni gerek seni.'şathiyesini okumak idam edilmeyi göze almak demekti. Bunların dışında Hallâc-ı Mansûr ve Vahdet-i Vücûd aleyhine hareketlerde bulundu. Bu akideyi kabul eden Aşık Maşuki ve Bosnalı Hamza Bâlî'nin katline fetva verip idam edilmelerinde rol oynamıştır. Aynı dönem çokça okunan Sadi Şirazi'nin de şiirlerini eleştirmiştir.
Ebusuud Efendi 23 Ağustos 1574'te öldü. Mezarı Eyüp'te Daru'l Hadis'in yanında Ebussuud Haziresindedir.
Eserleri
Bilinen 22 adet eseri ile çeşitli risaleleri vardır. "İrşadü’l-Aklu’s-Selim Mezaye’l-Kitabü’l-Kerim" adlı tefsiri alanında en önemli eserlerden kabul edilir. Bazı eserleri aşağıdaki gibidir:
Tefsir
İrşadü’l-Aklu’s-Selim Mezaye’l-Kitabü’l-Kerim (Arapça tefsir)
Maâk'dü t-tarrâffi evveli sureti'l-Feth minel-Keşşâf
Tefsirü sureti'I-Furtan
Tef sini sureti'I Müminin
Risale fi bahsi imâni'l-Firavn
Hukuk
Fetavayı Ebussuud Efendi
Kanunname-i Ali Osmani (Fatih devrine adını veren kanun)
Maruzaat (çeşitli fıkhî ve ameli hükümler)
Arâzî-yi Harâcıyye ve Oşriy-ye Hacında Kanun ve Fetvalar
Risale fi vakfı'I-men kül ve'n-nufçûd
Bidâ’atü’l-Kâdî li-İhtiyâcihî fil-Müstakbel ve’l-Mâzî
Fetâvâ Kâtiblerine Tenbih
el-Fetva’l-Müteallika bi-Beyâni’l-Vakti’l-Mutebere li’l-Hasâd ve İstihkâki’l-Gallât
Gamezâtü’l-Melîh fî Evveli Mebâhisi Kasri’l-âmm mine’t-Telvîh
Sevâkibu’l-Enzâr fî Evâili Menâri’l-Envâr
Hasmü’l-Hilâf fi’l-Mesh ale’l-Hifâf
Risale fî Vakfi’l-Arâzî ve Ba’zi Ahkami’l-Vakf
Risale fî Tescîli’l-Evkâf
Risale fî Vakfi’t-Tâvahîn ale’l-Arzi’l-Mevkûfe li’l-Gayr
Öşür Hakkında Risale
Dil ve edebiyat
Calatüt-ı Ebussuud (Gala-tât-ı Avam)
el-Kasîdetü'l-mîmiyye
el-Kasâidü'l-Arabiyye
Kasîde fi Risâi’s-Sultân Süleymân
Münşeat-ı Ebussuud
Galatat (yanlış kullanılan kelimeler)
Kaside-i Mimiyye (Arapça şiir)
Sevâkibü’l-Enzâr fi Evâili’l-Menâr
Ğamazâtu’l-Melih
Sevâkibü’l-Enzâr fi Evâili Menâri’l-Envâr fi’l-Usûl
Akaid
Risale fi beyanı'I -kaza ve'l-kader
Çeşitli
Risale li-ecli'ttaûn
Duânâme-ı Ebussuûd (Duaname yalın bir dil ile yazılmış dualar ve hadisler)
Risale fi ediyeti'l-me'sûre
Risale-i Mergûbe
Mecmua-ı Deavât
Yorumlar (0)
Görüşlerinizi Paylaşın
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!