Lütfi Paşa (Osmanlıca: لطفى پاشا) ya da Dâmad Çelebi Lütfi Paşa (ö. 27 Mart 1564, Dimetoka), I. Süleyman'ın saltanatı döneminde 13 Temmuz 1539'dan Nisan 1541'e kadar sadrazamlık yapmış Osmanlı komutanı ve devlet adamıdır.
Etnik kökeni kesin bilinmemekle birlikte, çeşitli kaynaklarda Arnavut asıllı olduğu belirtilmektedir. Devşirme sistemiyle yetiştirildi ve Enderûn'da eğitim gördü. I. Selim döneminde çaşnigirbaşı, kapıcıbaşı ve miralemlik görevlerinde bulundu. 1524'te I. Selim'in kızı ve I. Süleyman'ın kız kardeşi olan Şah Sultan ile evlendi. Süleyman'ın tahta çıkışının ilk yıllarında Kastamonu, Aydın ve Yanya Sancakbeyi olarak görev yaptı; bu süreçte Rodos Kuşatması ve I. Viyana Kuşatması'na katıldı. 1534'te Karaman Beylerbeyi oldu ve Irakeyn Seferi'ne katıldı. 1538-1539 yıllarında ikinci vezir olarak görev yaptı ve Boğdan Seferi'ne katıldı. 1539'da Ayas Mehmed Paşa'nın ölümünden sonra Osmanlı sadrazamı oldu.
Sadrazamlığı boyunca Habsburg Hanedanı ile ilişkileri yönetti ve Osmanlı-Venedik Savaşı'nın sonlanmasında rol oynadı. 1541'de Budin Seferi hazırlıkları yapılırken görevinden azledildi ve yerine Hadım Süleyman Paşa getirildi. Aynı dönemde Şah Sultan ile evliliği son bulan Lütfi Paşa, Dimetoka'ya sürüldü ve bu dönemde hacca gitti. Emeklilik döneminde çok sayıda eser yazdı. 27 Mart 1564'te çiftliğinde öldü ve Yenikapı'ya defnedildi.
Ağırlıklı olarak dini konular olmak üzere tarih üzerine de 21 eser yazdı; bunların 13'ü Arapça, 8'i Türkçe yazıldı. Eserlerinden ikisi, vezirler için bir tür ayna niteliğindeki Asafnâme ve Osmanlı tarihini ele alan ve II. Bayezid, I. Selim ve I. Süleyman dönemlerinde yaşadığı deneyimleri de içeren Tevâriḫ-i Âl-i ‘Os̱mân'dır.
Hayatı
Nerede doğduğu ve nereli olduğu kesin olarak bilinmemektedir. Fakat çoğunlukla Arnavut asıllı olduğu rivayet edilmektedir. Avlonya civarından devşirme olarak getirilmiş ve Enderun'da eğitim görmüştür. Kendi yazdığı "Tevârîh-i Âl-i Osman" ve "Asafnâme" eserlerinde hayat hikâyesini vermiştir. Buna göre 1508'de Şah İsmail'in Dulkadir Beyi Alaüddevle Bozkurt Bey üzerine yürümesinden itibaren olayları takip etmiştir. Çıkma ile çuhadar görevi verilmiştir. 1512'de Yavuz Sultan Selim'in tahta geçmesi ile 50 akçe ile müteferrika olarak saraydan dış göreve çıkmıştır. Daha sonra sırasıyla çaşnigirbaşı, kapıcıbaşı ve miralemlik görevlerinde bulunmuştur.
Kanuni Sultan Süleyman'ın tahta çıkınca önce Kastamonu sonra Aydın Sancakbeyi olmuştur. 1522 yılında Rodos kuşatmasına katılmış sonra Yanya sancakbeyliğine atanmıştır. Bu görevde iken kendi sancak askeri başında 1529'da I. Viyana Kuşatması'na katılmıştır. 1534 yılında Karaman beylerbeyi olup, bu görevdeyken Irakeyn Seferi' ne katılmıştır. Daha sonra Anadolu ve Rumeli beylerbeyliği görevlerinin akabinde üçüncü vezirliğe yükselmiş, 1537 yılında donanmadaki kara askerlerinin serdarı olarak Barbaros Hayreddin Paşa ile birlikte Korfu Kuşatması'nda bulundu. İki hafta kadar devam eden kuşatma, Lütfi Paşa'nın zafer beklentisi mesajları göndermesine rağmen padişahın emriyle kaldırılmıştır. 1538'de İkinci Vezirliğe tayin edilmiş ve Boğdan seferine katılmıştır.
Genç yaştan itibaren devlet görevine gelen Lütfi Paşa aynı zamanda I. Selim'in kızı ve Kanuni'nin kız kardeşi olan Şah Sultan'la 19 yıl süren bir evlilik yaparak saraya damat da olmuştur.
13 Temmuz 1539'da Ayas Mehmet Paşa'nın vebadan ölümü üzerine sadrazamlık görevine getirilmiştir. Lütfi Paşa bu görevde iki yıl kalmış, bu esnada Osmanlı-Venedik savaşına son veren 1540 tarihli antlaşmada önemli rol oynamış, Habsburg elçileriyle yapılan müzakereleri yönetmiştir. Saray giderlerini azaltmış, ulak sisteminin hızlanması için ülkenin her yerine kervansaraylar inşa ettirmiştir. Rüşvet alan devlet adamlarını saptayıp görevlerinden azledilmelerine neden oldu. Donanmaya önem verilmesini istemiş ve tersaneler açılması için girişimlerde bulunmuştur. Budin Seferi hazırlıkları esnasında görevinden azledilmiştir. Nisan 1541'de başkentte çok ilginç bir sadrazam tedbiri dedikodusu yayılmıştır. Çok dindar olduğu bilinen Lütfi Paşa Sadrazamlığı sırasında bekâr odalarına baskınlar yaptırtıp burada fuhuş yapan kişilere ağır cezalar vermiştir. Bu söylentiye göre ise Sadrazam Lütfi Paşa fuhuş yapan Müslüman bir kadının cinsel organını yargılanmadan ve kadı hükmü olmadan bir rivayete göre dağlatmış, bir rivayete göre ise ustura ile oydurtup onu idam ettirmişti. Bu dedikoduları duyan karısı padişahın kız kardeşi Şah Sultan ise kocasına:
"Hangi vezir zamanında bu yüzden keşf-i avret kılınmıştır ki senin asrında vaki ola, zalim?"
diyerek onu ayıplamıştır. Bunun üzerine sinirlerine hâkim olamayan Lütfi Paşa karısına tokat atmıştır. Bu nedenle cariyeleri ve harem ağaları Sadrazamı
tartaklamıştır
Nisan 1541'de olan bu olayı öğrenen padişah Lütfi Paşa'yı sadrazamlıktan azletmiş ve yerine Hadım Süleyman Paşa sadrazam olarak göreve getirmiştir.
Lütfi Paşa bundan sonra eşi Şah Sultan'dan boşanmış saray akrabalığı sona ermiştir. Azledildikten sonra da Lütfi Paşa, 200.000 akçe has ile Dimetoka'ya sürülmüştür. Lütfi Paşa 1542'de affedilip Hicaz'a hacca gitmiştir. Hac dönüşünde Dimetoka'daki çiftliğine çekilmiş ve daha çok eser telifiyle meşgul olmuştur. Tevârîh-i Âl-i Osman ve Asafnâme bu dönemde yazdığı en popüler eserleridir. Dimetoka'daki emeklilik hayatı 20 yıl kadar sürmüştür.
27 Mart 1564'te çiftliğinde ölmüştür. Cenazesi Yenikapı'da defnolunmuştur.
Değerlendirme
Sicill-i Osmani'de şöyle değerlendirilmektedir.
Öfkeli ve sertti. Nahiv, sarf ve fıkıhta bilgili olup ilminde mağrurdu. Tavrı laubali (idi).
Günümüz Osmanlı kişileri hakkında önemli bir biyografi eserinde ise şu değerlendirilme yapılmıştır:
Osmanlı haberleşme, ulak sistemi ile ilgili olarak yeni düzenlemeler yapmış ve aksaklıkları gidermeye çalışmıştır. Maliyede özellikle israftan kaçınılmasına yönelik uygulamalar başlatmış(tır)... Devlet politikasında akılcılığı ön plana alarak denizlere özel önem vermiş(tir).. Bu arada Venediklilerle bir sulh akdetmiştir.
Yorumlar (0)
Görüşlerinizi Paylaşın
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!