İran ile yürütülen çatışmalarda iki ay geride kalırken, bölgedeki jeopolitik dengeler yeniden şekilleniyor. Beklenen hızlı zaferin gelmemesi ve çatışmaların yarattığı yıkım, küresel çapta derin tartışmaları beraberinde getirdi.
ABD Başkanı Donald Trump, operasyonun başında net bir zafer vadetmiş olsa da, çatışmaların ulaştığı nokta gerçek bir kazananın olmadığını ortaya koyuyor. Brookings Institution uzmanları, savaşın uzun vadeli belirsizlikler doğurduğuna dikkat çekiyor.
Savaşın en ağır faturasını ise İran halkı ödüyor. Binlerce sivilin hayatını kaybettiği saldırılar ve rejim baskısı, ülkeyi ekonomik olarak uçuruma sürüklerken, Lübnan da yoğun bombardımanlar nedeniyle insani bir krizin merkezine dönüştü.
Körfez ülkeleri, Hürmüz Boğazı'ndaki tıkanıklık nedeniyle enerji ihracatında ciddi darboğazlar yaşıyor. Küresel ekonomi ise artan akaryakıt ve gıda fiyatları nedeniyle enflasyon baskısı altında kalmaya devam ediyor.
Siyasi arenada Trump ve Netanyahu için durum belirsizliğini koruyor. İç kamuoyunda destek kaybeden liderler, savaşın süresini bir avantaj mı yoksa risk mi olarak kullanacaklarını kestiremiyor. Buna karşın, petrol fiyatlarının yükselmesiyle Rusya ve enerji devleri beklenmedik bir gelir artışı elde etti.
Çin, krizin yarattığı diplomatik boşluğu fırsata çevirmeye çalışırken, küresel enerji piyasalarında dengeler petrole dayalı şirketlerin lehine değişiyor.
Yorumlar (0)
Görüşlerinizi Paylaşın
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!